Politika Ve Strateji

EĞİTİM VE KARİYER PERSPEKTİFİNDE GENÇLİĞİN GELECEĞİ!

Volkan Atilla

Ekim.2020

Toplumlar zaman içinde gelişiyor, değişiyor ve dönüşüyor. Her yeni kuşak kendinden öncekilerin kurduğu düzeni anlıyor, bu düzeni çevresinde gelişen sosyolojik ve politik değişikliklerle kendi düzeni haline getiriyor ve takip eden kuşağa devrediyor. Bu Hz. Adem’in çocukları, torunları ve onların da torunlarından beri değişmeden süregelen bir süreç. 

Özellikle 40+ yaş grubunun polemik yaratmak amaçlı kullandığı “Gençlik nereye gidiyor?” klişesini, “Gençliğin ihtiyaçları neler olacak?” gibi daha sorumluluk sahibi bir forma dönüştürme isteğindeyiz.

Hazırladığımız yazı dizisinde; global anlamda kendini sürekli tekrarlayan bu değişim ve dönüşümün eğitim ve çalışma hayatına etkilerini ve ne yönde evirildiğimizi, “Genç nüfus ve gelecek” perspektifinde incelemeye çalışacağız. Kısaca konu başlıklarımız;

  • Dünya nüfusu hakkında kısa bir değerlendirme
  • Gelecekte eğitim nasıl olacak?
  • İş yaşamının geleceği

şeklinde belirledik. Doğru gelecek stratejisi için eğitimin ve çalışma hayatının doğru anlaşılmasının en önemli faktörler olduğunu biliyoruz. Yazımızda Eğitim ve kariyerin geleceğin Dünyasındaki yansımalarını da inceleyerek özellikle genç okuyucularımızın kafasında soru işaretleri oluşturacağımızı umuyoruz.

İlk yazımızda Dünya nüfusu ile ilgili mevcut durumu ve gelecekte nasıl değişikliklerin bizi beklediğine değineceğiz. Eğitim geleceği ile ilgili geliştirilen yeni bakış açılarına değinip öncü uygulamalarla ilgili örneklere göz atacağız.

İkinci yazımız iş yaşamının geleceğinde endüstrilerin çalışanlardan beklentilerine ve örnek uygulamalara değineceğiz.

DÜNYA NÜFUSU HAKKINDA KISA BİR DEĞERLENDİRME

Dünyada 0-24 yaş arasındaki çocukların ve gençlerin nasıl yaşam şartlarında olduklarını ve “yetişkin bireyler” olana kadar neler ile karşılaşacaklarını, mevcut ekonomik sistemin gençleri hangi yöne çektiğini anlamak asıl hedefimizdir.

Bu incelemede en büyük yardımcımız tabii ki rakamlar ve istatistikler. Bilimsel çalışmalarda nüfus incelemeleri üç yaş grubu üzerinden gerçekleştirilmekte;

0-24 YAŞ GRUBU / EĞİTİM ALANLAR

25-64 YAŞ GRUBU / ÇALIŞANLAR

65> YAŞ GRUBU / EMEKLİLER

Biz de çalışmamız ve analizlerimizde bu gruplamayı kullanıp geleceğin projeksiyonunu oluşturacağız.

Dünyamızın güncel nüfusu 8 Milyara oldukça yaklaştı. Bu nüfusun kırılımını incelediğimizde çocuk ve gençlerin dünya nüfusunun %41 ini oluşturduğunu görüyoruz.

Bir karşılaştırma yapıp 150 yıllık bir dönem içerisinde bu oranların nasıl değiştiğini ve gelecekte nasıl değişeceğini incelemeye çalışalım;

Geleneksel büyük aile yapısının çekirdek aile şekline dönmesi (hatta batıda aile kurumunun tamamen çökmesi) sebebi ile bebek doğum oranları dünya genelinde yavaşlıyor. Uzmanlar 20-30 yıl içerisinde doğum hızının iyice yavaşlayıp bu yüz yılın sonunda Dünya nüfusunun azalacağını tahmin ediyor. Bu durum eğitim imkanlarından daha etkin faydalanan bir gençlik yaratırken, aile kavramının zayıflamasının, kadın doğurganlığının da düşmesi anlamına geliyor. Geleneksel aile yapısını koruyan toplumların gerek genç nüfus gerekse eğitilmiş nüfus avantajını yakalayacağını göz ardı etmememiz gerekir.

Çalışan kişi yaş grubunda oransal bir değişiklik beklenmezken nicel olarak 3.8 milyardan 5.3 milyara artan bir popülasyon ile karşı karşıyayız. Bir yandan çalışan sayısı artarken diğer yandan endüstri 4.0 ile otonom sanayinin gelişmesi çok önemli bir paradoks olarak karışımıza çıkıyor. Bu dönemin insanlarını yetiştirecek doğru eğitim sistemleri ve metodolojisi hazır, yeni mesleklere-endüstrilere yatırım yapan toplumların Dünyayı yönlendiren ülkeler olacağı da bariz bir gerçek olarak önümüze geliyor.

Bir diğer dramatik değişiklik ise 65 yaş üstü grupta karşımıza çıkıyor. Sağlık teknolojilerindeki gelişmeler, kitlesel ölümlerin (Dünya savaşların, salgın hastalıkların) azalması gibi sebepler ortalama insan ömrünün uzamasına sebep oluyor. Nüfusun yaşlanması öncelikle ülkelerin sosyal güvenlik kurumlarını dolayısı ile bütçelerini çok ciddi anlamda zorlayacak. Bunun yanında yaşlı hizmetlerinin geliştirilmesi, sağlık harcamalarının da artması yeni sektörler ve iş fırsatları yaratacak.

Dünya nüfusunun 2100 yılına kadar ulaşacağı noktayı da ufak bir bilgilendirme olarak notlarımıza ekleyelim. Birleşmiş milletlerin 2019 yılında yaptığı istatistiki bir çalışmaya göre dünya nüfusunun 2100 yılına kadar 10 Milyarı geçeceği, sonrasında da azalmaya başlayacağı tahmin edilmektedir.

1950-2100 Dünya nüfusu / yaş grupları

Dünya genç nüfusunun bölgesel dağılımını incelediğimizde Asya ve Afrikanın giderek artan popülasyonuna rastlıyoruz. Bugün yaşadığımız sistemin kurucusu olan Avrupa toplumları nicel olarak azalırken geleceğin Dünyasının bambaşka mental ve bakış açısına sahip Asyalı ve Afrikalı gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyleyebiliriz.

1950-2060 yılları arası 15-24 yaş grubu, bölgesel dağılımını grafik üzerinde gösterirsek;

GELECEKTE EĞİTİM NASIL OLACAK?

Eğitim bir yönü ile geleceği şekillendirme olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde eğitim stratejileri de bu vizyon ile şekillendirilmektedir. Örneğin tüm Dünya tarafından etkinliği kabul edilmiş bir organizasyon olan WEF (Dünya Ekonomik Forumu) in eğitim çalışmaları, “Geleceği Şekillendirme, Yeni Ekonomi ve Yeni Toplum” birimi tarafından hazırlanmaktadır.

WEF tarafından çeşitli partnerleri ile birlikte; Endüstri 4.0 döneminde ihtiyaç duyulan yetkinlikler belirlenip, bu yetkinliklere ulaşmak için çeşitli eğitim prensipleri geliştirilmiş bu prensipler Eğitim 4.0 vizyonu altında toplanmıştır. Eğitim 4.0 vizyonu ve temel özelliklerine kısaca değinecek olursak;

  • Global Vatandaşlık Yetenekleri: Farklı kültürler ile sürdürülebilir ilişkiler kurabilen, Dünyaya daha geniş açı ile bakabilen ve aktif rol alabilen gençlerin yetişebilmesi.
  • İnovasyon ve Yaratıcılık Yetenekleri: İnovasyon yapmayı değil, inovatif düşünce metodolojisini ve alışkanlıklarını öğrencilere kazandırmak. Bu yetinin kazandırılabilmesi için de kompleks problemlerin çözüm teknikleri, sistem analiz yöntemleri, analitik düşünme gibi konulara ağırlık verilmesi.
  • Teknoloji Yetenekleri: Teknolojiyi programlama ve tasarım mantıklarına hâkim bir şekilde kullanabilme becerileri gelişmiş öğrenciler yetiştirebilmek,
  • İletişim Yeteneklerini Geliştiren Eğitim: Diğer insanlar ile empati geliştirilmesi, iş birliği, müzakere, liderlik ve sosyal farkındalık gibi kişiler arası yeteneklerin geliştirilmesi,
  • Kişiselleştirilmiş Eğitim: Eğitim konularının kişinin gereksinimlerine özel olarak hazırlanması, öğrencinin alacağı eğitime kendisi tarafından karar verebilmesi ve eğitim süresinin kişinin yeteneklerine göre belirlenmesi
  • Ulaşılabilir Eğitim: Okul binalarına sıkışmış bir yöntemden, isteyen herkesin ulaşabileceği (online, gerçek hayat, endüstri vs.) eğitim sistemine geçiş,
  • Çözüm Odaklı Eğitim Sistemi: Süreç bazlı eğitim sisteminden (Standart konular-kalıplaşmış konu anlatım sıraları, zorunlu dersler), problem çözme odaklı, proje bazlı bir öğrenme sistemine geçiş,
  • Öğrenci Tarafından Yönetilen Hayat Boyu Öğrenme: Öğrenmenin ve becerinin zaman içinde azaldığı bir sistemden hayat boyu süren ve öğrenci tarafından yönetilen bir sisteme geçiş.

GELECEĞİN OKULLARI:

Geleceğin okulları projesi WEF tarafından hem sosyal kalkınmanın sağlanması hem de ekonomik gelişim çerçevesinde ihtiyaç duyulan yetkinliklere sahip gençler yetiştirilmesi amaçlı deneysel bir okul projesidir. 2019 yılında başlayan proje ile farklı coğrafyalardaki yukarıda belirttiğimiz yetkinliklere sahip, ilham verici uygulamalar gerçekleştiren okullar için Dünya çapında proje çağrısına çıkılmıştır.

Çeşitli kriterleri sağlayan (Eğitim 4.0 vizyonuna sahip, Tasarım ve uygulamalar için diğer okullarla iş birliğine açık, başarısını kanıtlamış) 70 okul ve eğitim kurumundan başvuru alınıp, bu okullardaki uygulamalar incelenmiş, finansman sağlanarak desteklenmiştir.Projelerin değerlendirilmesi sırasında  okulların hangi gelişmişlik düzeyinde olduğu, hangi coğrafyada bulunduğu gibi kriterler yerine Eğitim 4.0 vizyonuna uygun çalışmaları göz önüne alınmıştır.

Vereceğimiz örneklerde, WEF tarafından özellikle Eğitim 4.0’ın hangi prensiplerine uygun görüldüğünü de belirteceğiz.

WEF / Geleceğin okulları projesine katılan okullardan bazıları

  • GLOBAL VATANDAŞLIK YETENEKLERİ

ENDONEZYA

THE GREEN OKULLARI

Geleceğin Çevre Duyarlı Liderlerini Yetiştirmek

2008 yılında Bali de kurulan okul, geleceğin çevre duyarlı liderlerini yetiştirmeyi kendine ilke edinmiştir. 3-18 yaş arası 800’den fazla öğrencisi ile çok az duvar kullanılan, ana inşaat malzemesi bambu olan binada eğitim vermekteler.

Öğrencilerin okula gelip gitmesini sağlayan servis araçlarının tamamı okuldaki yemek artıklarından üretilen bio-dizel ile çalışmakta, öğrencilerin de bu sürecin içerisinde olabildiğince yer alması sağlanmaktadır.

Okula kayıt olan öğrenciler, ilk birkaç yıllarının önemli kısmını yemeklerin üretildiği bahçelerde ve mutfakta geçirerek, yemeğin önlerine gelene kadar hangi süreçlerden geçtiğini içselleştirmeleri hedefleniyor.

2012 yılında yapılan bir çalışmada, The Green Okulu öğrencilerinin, diğer okullardaki yaşıtlardan daha az stresli, daha esnek düşünebilen, dikkat dağınıklığı daha az oldukları tespit edilmiştir.

2017 yılında The Green okulları çevrelerindeki 7 okul ile atık yönetimi ile ilgili projeler gerçekleştirmiştir.

KENYA

KAKUMA PROJESI, İNOVASYON LABORATUVARI OKULLARI:

Sürdürülebilir, global kültürel etkileşim

Kakuma projesinin hikayesi 2015 yılında Dünyanın önde gelen aktivist öğretmenlerinden Koen Timmers’in laptopunu bağışlaması başlıyor. Koen Timmers Kakuma/Kenya mülteci kampını ziyareti sırasında laptopunu küçük bir sınıfta 6-8 kişilik öğrenci gruplarına eğitim verilmesi için bağışlıyor. Yerel yönetimler ile sağladığı internet bağlantısı sonrası, Dünya’nın farklı noktalarından gönüllü öğretmenler ile önce global olması sebebi ile ingilizce ardından da matematik, fizik, kimya gibi derslerin anlatılmasını sağlıyor.

Bugün proje 75 ülkeden 350 gönüllü öğretmen ile devam ettirilmekte, Inovasyon Laboratuvarı adı verilen sınıflar Tanzanya, Uganda, Nijerya gibi ülkelere de yayılmaktadır. Kakuma Projesi geçen sürede kendi eğitim müfredatını oluşturmuş, ve Birleşmiş Milletler tarafından da desteklenmeye başlanmıştır.

  • İNOVASYON VE YARATICILIK YETENEKLERİ

KANADA

THE KNOWLEDGE SOCIETY

Milyonlarca insanı etkileyecek çocukları yetiştirmek

2016 yılında Toronto’da kurulan The Knowledge Society (TKS), 13-18 yaş arası öğrencilerin teknoloji ve girişimcilik yeteneklerini artırmak amaçlı kurulmuş, üç yıllık müfredat dışı bir programdır.

Okul ve resmi müfredat dışı bir program olduğu için oldukça esnek ve hızlı, farklı kurum ve kuruluşlara ulaşmada bağımsız hareket etmektedir. TKS kuruluş amacı önde gelen endüstri kuruluşlarının; eğitim ve çalışma ortamlarını öğrencilerine tanıtmaktadır. Bu çerçevede önde gelen teknoloji şirketleri, block chain gibi inovasyon merkezleri, robot veya yapay zekâ endüstri temsilcileri ile öğrencilerini buluşturmaktadır.

TKS program ortakları arasında Walmart, Airbnb and TD Bank gibi firmalar bulunmakta, karşılaştıkları problemleri ve vaka analizlerini öğrenciler ile paylaşmakta ve öğrencilerin çözüm önerilerini değerlendirmektedir. Ayrıca TKS öğrencilerine Microsoft, Deloitte, IBM gibi firmalarda yaz stajları imkanı sunmaktadır.

  • TEKNOLOJİ YETENEKLERİ

VIETNAM

TEKY STEAM:

Bir akademi mantığı ile kurulan program, 30 okul ile iş birliği yapıp eğitimlerini 16 laboratuvarda gerçekleştirmektedir. 2017 yılında kurulan Teky Steam Vietnamın ilk STEAM (Science-Bilim, Tech­nology-Teknoloji, Engineering-Mühendislik, Art-Sanat, Mathematics-Matematik) odaklı eğitim kurumudur.

Öğrenciler için 9-18  aylık interaktif kurslar ile öğrencilerine web dizayn, robotik, multimedya iletişimi, animasyon eğitimleri vermektedir. 5-8 kişilik mini sınıflarda eğitim veren Academy derslerini normal eğitim döneminde oluşan boşlukları ve tatil dönemlerinin tamamını kapsayacak şekilde hazırlamaktadır. Geliştirdiği e-eğitim platformu ile ülkenin uzak coğrafyalarına da ulaşmaktadır.

  • İLETİŞİM YETENEKLERİNİ

İSPANYA

IEARN:

Kültürel etkileşim yöntemi ile öğrenmek isteyen bir topluluk

Uluslararası eğitim ve araştırma zinciri (The International Education and Resource Network) / (iEARN) 1988 yılında kurulmuş kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur. 140’dan fazla ülkede 30.000’den fazla okul ile işbirliği yaparak; kültürler arası iş birliği ile çevrim içi eğitim işbirlikleri yapan küresel bir öğrenci topluluğudur. Dünya çapında 2.000.000’dan fazla üyesi vardır.

Bu topluluk; çeşitli projelerin farklı kültürlerin bir araya gelip ortak bir şekilde yürütülmesini, okullardaki gönüllü öğretmenlerin moderatörlüğünde gerçekleştirir. Gerçekleştirilen projelerden biri olan “Geleceğin Vatandaşlığı” çerçevesinde; farklı ülkelerdeki proje üyeleri yerel kanun, seçim sistemleri ve yönetim sistemlerini sunup ideal vatandaşlığın ne olabileceğini analiz etmişlerdir. Bu proje ile öğrenciler farklı kültürleri tanıma, anlama ve değerlendirme fırsatı yakalamışlardır.

Her projenin başlangıç sorusu; “Bu proje Dünyaya nasıl bir pozitif katkı sunmaktadır” şeklindedir. Yılda iki kez düzenlenen “Sanal Proje Fuarı” ile gerçekleştirilen çalışmalar paylaşılmaktadır.

  • KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM

ÇİN

ANJI PLAY:

2002 yılında kurulan Anji Play, ana okulu çağındaki çocukların eğitimen yönelik sadece oyunlar ile öğreten bir sistemdir. İlk olarak Çinin Zhejiang Eyaletinde uygulanan sistemde kısa sürede tüm Çin’e yayılmıştır. Giderek uluslararası bir model haline gelip, bugün birçok ülkede uygulanmaktadır.

Anji Play müfredat olarak sadece oyun içermektedir. Bu sayede her ortamda eğitimi de mümkün kılmaktadır. Eğitim kuralları içinde gün içinde minimum 90 dakikanın açık havada  geçirilmesi, bu sürede tahta parçaları, tırmanma küpleri, sepetler gibi objeler ile oynanmasını zorunlu tutmaktadır.

Fakat ister kapalı ister açık alanda olsun çocukları aktivite seçmekte tamamen özgür bırakmakta, istedikleri objelere yönelmekte müdahale edilmemektedir. Çocuklardan aktivite sonrası ne öğrendiklerini, ne hissettiklerini ve tecrübelerini paylaşmaları istenmekte bu sayede çocukların oyuna eğitim amaçlı yaklaşmaları sağlanmaktadır. Bu sayede öğrenci ne istediğine kendi karar vermekte öğretmenler yetenekleri veya problemleri keşfeden bir role bürünmektedir.

SON SÖZ:

En başta belirttiğimiz gibi eğitim aslında geleceğin şekillendirilmesidir. Gelecek 50 yıl geride kalan 50 yıldan çok farklı olacak. Bu farklılığı eğitim sisteminde;

  • Okul binalarından bağımsız bir eğitim sistemi,
  • Tüm ülkede standart uygulanmayan, öğrenci veya bölgesel ihtiyaçlara göre hazırlanmış eğitim müfredatı,
  • Online eğitim (Covid 19 süreci sonrası da etkin bir şekilde kullanılacağını düşünüyoruz),
  • Öğrenmenin öğretmenlerin sorumluluğundan, öğrencinin bireysel sorumluluğu haline gelmesi,
  • Teorik eğitimden hayatın her alanına dokunan bir eğitim sistemine geçiş,

Gibi noktalarda göreceğiz.

Yazımızda örnekler ile açıklamaya çalıştığımız gibi inovatif eğitim yöntemleri gönüllü hareketler tarafından ve topluma karşı sorumlu bireyler yardımı ile geliştirilmektedir. Bu bakış açısı, gönüllü projelerde yer alma gibi aktiviteler özellikle gençlerimizin kendilerini iyi hissetmeleri için de faydalı bir yöntem olacaktır.

KAYNAKÇA

UN / Department of Economic and Social Affairs / Population Dynamics

United Nations (2013) World Population Prospects

https://www.un.org/esa/socdev/documents/youth/fact-sheets/YouthPOP.pdf

WEF Schools of the Future Report 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir