Politika Ve Strateji

ABD’nin Vietnam Fiyaskosu

DOMİNO TEORİSİ

Soğuk Savaş dönemi ABD ile Sovyetler arasındaki güç mücadelesinin ve gövde gösterisinin en yüksek olduğu dönemdir. Sovyetler Birliği komünizmi yaymaya çalışırken ABD de komünizme izin vermemek üzere bir çevreleme politikasını kendine görev edinmiştir. Çin’de komünist Mao’nun lider olması, Kore Savaşı’nın çıkmasının ardından Vietnam’ın kuzeyinde bir komünist rejim kurulması gibi gelişmeler ABD’yi komünizmin yayılması konusunda endişelendirmiştir. Vietnam’ın da komünizme kaptırılmasıyla çevre ülkelerden de benzer kayıplar yaşanacağını düşünmüştür.

ABD’nin çevreleme politikalarından biri olan domino teorisi, domino taşlarında birinin devrilmesi geri kalanını devirmeye sebep olduğu gibi eğer Vietnam düşerse geri kalan Çinhindi bölgesinin ve Asya’nın düşeceğinin varsayılmasıdır. ABD’nin o dönemki başkanı olan Eisenhower’ın 1954 yılında yaptığı bir konuşmada ilk kez gündeme gelmiştir. Vietnam Savaşı’na ABD’nin dahil olması da bu sebeptendir. Karşı karşıya gelmek istemeyen iki süper gücün aralarındaki sürtüşme Vietnam gibi bir kıyımı Dünya kamuoyunun gözleri önünde yaşatmıştır.

Başkan Eisenhower

VİETNAM SAVAŞI

1940lı yılların ortasında Fransa’nın sömürgesine karşı verdikleri direnişle başlayan Vietnam Savaşı, ABD’nin de resmi olmadan yaptığı yardımlarla savaşa etki etmesiyle büyüyerek devam etmiştir. Cenevre Sözleşmesi ile 17. paralelden Güney Vietnam ve Kuzey Vietnam olarak ikiye ayrılmıştır. Sovyetler Kuzey’i desteklerken ABD de Güney’i desteklemiştir. Çatışmalar durmaksızın devam ederken ABD de güneye danışma adı altında yaptığı askeri yardımlarını daha da arttırmaya başlamıştır ve bu yardımlar gitgide ABD’nin Vietnam’ın güneyini üs bölgesine haline getirdiğini düşündürecek seviyeye ulaşmıştır.

Her geçen gün savaşa daha çok müdahil olan ABD, bir gün savaş gemilerinden USS Maddox’a Tonkin Boğazı’nda Kuzey Vietnam tarafından ateş açıldığını iddia etmiştir. 2 Ağustos 1964 gecesi ilk saldırı olmuştur ve 4 Ağustos gecesi saldırının tekrarlanmasıyla ABD hemen harekete geçmiştir. Başkan Lyndon B. Johnson ABD’ye karşı yapılan bu saldırı üzerine Kongre’yi toplamıştır ve bir beyanname çıkarmak istemiştir. İstediğine ulaşan Başkan Johnson Kongre’nin kendisine, içeriğinde herhangi bir ülkeden gelecek herhangi bir saldırıya karşılık verme hakkını barındıran Tonkin Boğazı Beyannamesi’ni çıkarmıştır. Bu temellendirmeyle yakın tarihte görülen en kanlı savaşlardan olan Vietnam Savaşı’na resmi olarak ABD de katılmıştır. Fakat bu durumu olağanlığından çıkaran nokta ise aslında hiç böyle bir saldırının yaşanmamış olmasıdır. ABD’nin resmi anlamda savaşa girebilmesi için bir temellendirmeye ihtiyacı vardı ve bu temellendirmeyi de komplo olarak adlandırılabilecek bu Tonkin Boğazı Saldırısı ile gerçekleştirmiştir. ABD Vietnam’da komünizmle savaştığını, Vietnam kaybedilirse komünizmin önlenemez bir yükselişe geçeceğini bu yüzden de buranın kritik olduğunu dile getirse de halkın desteğini bir türlü alamamıştır.

USS Maddox

Her yıl yeni yıl kutlamalarında ateşkes ilan edilen Tet Bayramı 1968’de Güney Vietnam’daki gerilla gruplarından olan Vietkong ateşkese uymayarak bir saldırı düzenlemiştir. Savaşın dönüm noktası sayılan bu saldırı askeri anlamda başarısız olsa da ABD için de başarısızlık olmuştur. Bu saldırıdan sonra düşüşe geçen bir ABD görülmüştür. ABD’nin komünizmle savaş adı altında My Lai kasabasında sivil halka çeşitli işkenceler ve katliam yapması, Laos’a ve Kamboçya’ya da savaş açması ve savaşla ilgili yanlış bilgilerle kamuoyu oluşturması da düşüşe geçen ABD kuvvetlerine tuz biber olmuştur.

Uzun senelerdir devam eden savaşın resmi olarak bitmesini üstelik barışla sonlanmasını sağlayan Paris Barış Antlaşması 27 Ocak 1973’te, ABD ve iki Vietnam olmak üzere imzalanmıştır. Antlaşma sonucunda ABD’nin, Güney Vietnam’dan tamamen çekilmesi kararlaştırılmıştır. Anlaşmaya göre ABD artık hiçbir olaya karışmayacaktı ve askeri bir duruma müdahil olmayacaktı. Vietnam ise 17. paralelden ayrılmış vaziyette iki Vietnam devleti olarak barış halinde yaşamlarını sürdüreceklerdi. Büyük bir savaşı barışla bitiren Paris Barış Antlaşması’nın getirdiği barış sanılanın aksine uzun sürmemiş ve ortalığın durulmasını sağlayamamıştır. Kuzey Vietnam, ABD’nin tamamen Güney Vietnam’ın üzerinden elini çekeceğini ve ABD yardımları olmadan da karşısında direnemeyecek bir Güney Vietnam var olduğunu bildiği için ABD’nin Güney’den tamamen çekilmesini beklemiştir. Bu planlı bekleyişin ardından 1975’in başlarında Saygon’a düzenlenen taarruz sonucunda 30 Nisan 1975’te Saygon düşürülmüş, hakimiyeti Kuzey Vietnam almıştır.

Uzun yıllar süren bu kanlı savaşın sonunda ABD hep sahip olduğu prestijini kaybetmiştir. Hatta bu savaşın ABD tarihi için bir leke olduğunu söylemek bile yanlış olmayacaktır. İki taraf da oldukça büyük kayıplar vermiştir. Toplamda askeri olarak 3.5 milyon civarı, sivil olarak ise 3 milyon civarı ölü, yaralı veya kayıp olduğu görülmektedir. Bunların yanı sıra yaşayanlar için ayrı bir zulüm meydana gelmiştir. Vietnam’a atılan bombalardan kaynaklı bazı yerlerde topraktaki, bitkilerdeki zehir oranı günümüzde bile tarım yapılamayacak, yetişen ürünler yenmeyecek derecede yüksektir. Günümüzde hala sağlıklı doğmayan veya çeşitli hastalıklarla doğan bebekler vardır. Tarih sahnesinden kolayca silinmeyecek bu savaşın sonunda ABD savaşı kazanamamıştır ama Vietnam’da komünizm tarafı savaşı kazanmış olmasına rağmen ABD’nin Domino Teorisi beklenenin aksine işlememiştir. Vietnam ise 1975’te birleşerek Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti olarak yaşamını devam ettirmektedir.

Saigon’un işgalinden sonra ABD vatandaşlarını uçaklarla bölgeden çıkarmıştır.

Savaşlar genel olarak incelediğinde büyük laflar, zaferler, siyasi hırslardan bahsedilir. İki süper güç savaşırken arada kalan insanlardan birinin hikayesinden bahsetmeden geçemeyeceğim.

Napalm Kızı

Savaş esnasında Vietnam’a atılan bomba sayısı, II. Dünya Savaşı’nda Avrupa’ya atılan bomba sayısından daha fazladır. Bombaların da çok çeşitlisi kullanılmıştır ve bunlardan en tehlikelilerinden biri napalm bombasıdır. Savaşın simgesi haline gelen Napalm Kızı da bu bombanın medyaya yansıyan az sayıdaki mağdurlarından biri olarak karşımıza çıkmıştır. Takvim Haziran 1972’yi gösterdiğinde, savaşın ortasında iki ABD pilotu tarafından bir köye dörder tane napalm bombası atılmıştır. Oradan ayrılmak üzere olan bir gazeteci geriye dönüp baktığında kendisine doğru koşan bir grup çocuğu ve içlerinden bir tanesinin -Napalm Kızı olarak tanıdığımız kız- kendisine “Yardım edin, yanıyorum su verin! Kavruluyorum!” gibi nidalarla koşarak geldiğini görmüştür. İsmi Kim Phuc olan –Altın mutluluk anlamına gelir- kıza yardım eli uzatan gazeteci, kızı hastaneye götürüp iyileşmesine yardım etmiştir. Derisinin %30u tamamen yandığı için uzun süre alan tedavisi esnasında tıp eğitimi almaya karar veren Kim, hastaneden çıktıktan sonra tıp eğitimine başlamıştır. Devletin Kim’i tıp eğitimini tamamlaması için Küba’ya göndermesi üzerine orada tanıştığı biriyle evlenmiştir. Moskova’dan Küba’ya giden uçağın Kanada’da yakıt almak için durması üzerine kocasıyla birlikte uçaktan inip Kanada’ya sığınma talebinde bulunmuşlardır ve şu sıralar Toronto’da yaşamını sürdürmektedir.

Bütün bunlar gerçekleşirken hayatını kurtaran gazeteciyle hiçbir zaman bağını koparmayan Kim hala onunla davetlere, konferanslara katılmaktadır. Gazeteciyle birlikte ABD’de, Vietnam Savaşı’ndan dönen askerler için düzenlenen bir konferansa katılmıştır ve burada minik bir konuşma yapmıştır. Konuşması, geçmişte yaşanan acı olayları değiştiremeyeceğine, bu yüzden de üzerine konuşmayı gereksiz bulduğunu söylediği, şu an için insanların elinden gelenin yeni yıkımları önlemek için çalışmalar yapabilecek olmasıdır gibi bir temaya sahiptir ve eğer o bombaları atan pilotlarla konuşabilseydi geçmişte olanlar yüzünden onları suçlamayacağından ve insanlık için iyi şeyler yapılması gerektiğini söyleyeceğinden bahsetmiştir. Konuşmasını bitiren Kim salonu terk etmek üzereyken, bir kağıt elden ele dolaştırılarak Kim’e ulaştırılmıştır. Kağıdı açtığında “Kim, o adam benim!” yazısıyla karşılaşmıştır ve karşısına gelen pilota kırgınlığı veya kızgınlığı olmadığı ve affetmenin en iyi yöntem olduğuna dair sözler söylemiştir.

KAYNAKLAR

“Vietnam Savaşı”, Tarihi Olaylar

“Vietnam Savaşı’nın Kısa Tarihi”, Bianet haber

“Domino Theory”, Çeviren Atilla Arda Beşen, Tarih Ekonomi ve Siyaset Araştırmaları (TESAD)

One thought on “ABD’nin Vietnam Fiyaskosu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir