Politika Ve Strateji

Asgari Ücret ve Ekonomiye Etkileri

Tarihi tecrübe göstermiştir ki, devlet müdahale etmeden piyasa mekanizması içinde ücretler, sürekli asgari geçim seviyenin altında kalmaya mahkumdur. Piyasa şartlarında serbest irade beyanı esasında işveren, normal işçi karşısında son derece avantajlı ya da kuvvetli durumdadır. Bunun sonucu olarak ücretler çok düşük düzeyde belirlenir; işçiler, açlık ve sefalet sınırında yaşayabilirler. Bu yüzden bugün bütün toplumlarda asgari ücretin belirlenmesi vazgeçilmez bir zaruret haline gelmiştir. İlk asgari ücret kanunu 1894 yılında Yeni Zelanda’da, 1896 yılında Avustralya’da kabul edilmiştir. 20 yıllık uzun mücadeleler sonucunda ise 1900’lerde İngiltere’de asgari ücret kanunlaşmıştır. 1909 yılında İngiltere’de önceleri sadece teşkilattan yoksun ev sanayinde çalışanların korunması amacıyla asgari ücret kabul edilmiş, 1912 yılında ise büyük bir grev hareketi sonunda, maden işçilerinin asgari ücretleri kanuni bir sisteme kavuşturulmuştur. Fransa’da da 1915 yılında ev sanayi alanında asgari ücret kanunu çıkarılmış, yine aynı tarihlerde Almanya’da ve Avusturya’da da asgari ücret kabul edilmiştir. Bunun yanında 1945 yılına kadar Fransa’da kısmen Hollanda’da ve Nazi Almanya’sında ücretlerin bütün kademeleri tek taraflı olarak devlet tarafından tespit edilmekte idi.

Etkiler

Asgari ücrete çok güzel zamlar geldiğini ve yükseldiğini varsayarsak, etkileri size bir kaç madde haline getirdim ki daha rahat anlayalım:

  • Özellikle küçük ve orta boy işletmelerin çok büyük bir kısmı ücret artışına bağlı olarak ortaya çıkan maliyet artışından dolayı rekabette güçlük çekerler ve üretimlerini azaltırlar. Böylece bir miktar çalışanını işten çıkararak işsizliğin artmasına yol açarlar. Özellikle küçük boy işletmeler üzerine yapılan bazı araştırmalar gösteriyor ki, bu işletmeler ancak daha düşük ücret ödeyerek, büyüklerle rekabette avantaj sağlamaktalar. Büyüklerin teknolojik avantajlarını bu düşük ücret avantajı ile kapatabilmektedirler.
  • Dış ticarette Türkiye’nin rekabette güçlük çektiği ülkelerden, başta Çin olmak üzere Hindistan, Pakistan, Mısır ve bazı Afrika ülkeleri, Avrupa ülkelerinde ise Hırvatistan, Polonya, Slovakya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya Romanya v.b. gibi ülkelerde ücret düzeyleri Türkiye’den daha düşüktür. Türkiye’de asgari ücretin yükseltilmesiyle, dış ticarette özellikle daha fazla emek yoğun sektörlerde Türkiye’nin bu ülkelere göre rekabet gücü zayıflayacaktır. Türkiye’nin ihraç ürünleri üzerinde fiyat belirleme etkisi olmadığı için, asgari ücret yükselmesini fiyatlara yansıtamayacak ve bunu telafi edecek başka bir maliyet indirimi sağlayamayacaktır. Maliyet artışına bağlı olarak bazı firmaların kârları azalacak hatta zarara yol açacaktır. Bu ise Türkiye’nin ihracatının azalmasına ve işsizliğin artmasına yol açabilir. Bütün bunların ötesinde ve daha da önemlisi ihracattaki azalmanın yol açacağı dış ticaret açığının artması ve zaten yüksek olan cari açığın daha da yükselmesidir. Tarihsel olarak Türkiye’nin en önemli yapısal sorunlarından bir tanesi cari açığının bir türlü kapatamamasıdır. Bu, ayrı bir mevzu olduğu için daha fazla değinmiyorum.
  • İç pazara mal satan işletmelerin bir bölümü maliyetlerine gelen bu yükü fiyatlarına yansıtır. Bu, enflasyonu artırır. İşletmelerin bir bölümü ise bu artışı fiyatlarına yansıtamaz ve zarar ederler. Bir süre sonra kapanan işletmeler görülebilir. Bu, işsizliği artırır. İktisat literatüründe asgari ücret artışlarının işsizliği artırdığı yönünde ciddi bir anlayış bulunmaktadır. Ekonometrik çalışmalarda bu anlayışı doğrulayan çalışmalar olduğu gibi, tersini de iddia eden çalışmaları bulunmaktadır.
  • Her şeyden önce asgari ücretin kamu kesimi ile direk bir ilişkisinin bulunmadığını, kamu kesiminde çalışanların ücretlerinin asgari ücretin üstünde olduğunu söylememiz gerekir. Ancak özel kesimde özellikle asgari ücretlilere yapılacak bu ücret artışlarının kamu kesimindeki ücret pazarlıkları için baz oluşturacağını, kamu kesiminde çalışan memur ve işçilerin bu artışlara odaklanarak talepte bulunacağını söyleyebiliriz. Emeklilerle birlikte yaklaşık 13 milyonun ücret aldığı Kamu kesiminde ortaya çıkacak bu ücret artışlarının iki etkisi görülecektir. Birincisi kamu kesimindeki daha yüksek oranda ücret artışı bütçe açıklarına yansıyacaktır. Yükselen bütçe açığı, bir yandan ekonomiye olan güveni zayıflatacağı için, zaten kırılgan seyreden Türkiye ekonomisinin kırılganlığı artacaktır, diğer yandan finansmanın bir kısmı vergilerle sağlanacağı için, vergi artışları üretimi olumsuz etkileyecek ve faiz oranlarının yükselmesine yol açacaktır. İkincisi ise ücret artışına bağlı bütçe açıkları ve talep artışı enflasyonun yükselmesine yol açacaktır. Gerek kamuda gerekse genelde ücretlerdeki artış enflasyonun artmasına yol açacaktır.
  • Ücret artışlarının kısa dönem, orta-uzun dönem olarak iki etkisi görülebilir. Yukarda da ifade edildiği gibi kısa dönem etkisi, maliyet artışı, üretim düşüşü, işsizlik artışı, ihracat düşüşü, hem maliyet artışı hem de talep artışına bağlı enflasyonun yükselişi olarak olumsuz ekonomik etkiler ortaya çıkacaktır. Orta-uzun dönemde ise en önemli ekonomik etkisi, hem asgari ücretin hem de diğer ücretlerdeki artışın etkisiyle ortaya çıkan talep artışının yol açacağı üretim artışıdır.

Başka bir çalışmanın konusu olmakla birlikte kısaca değinirsek, Türkiye
ekonomisinde yaşanan durgunluğu gidermenin yolu, yapısal bir takım programların uygulanmaya koyulmasında geçmektedir. Bunun da en önemli ayağı katma değeri yüksek bir takım ürünlerin üretimini sağlayacak yatırımları teşvik ederek ve bu alanda ihracatı artırarak başarılabilir. Son dönemde denen “ülkenin, orta gelir tuzağına yakalanmış, daha yüksek bir büyümeye geçemiyor” olarak haklı eleştirilerin de çıkışı yolu bu noktada aranmalıdır.

Dolayısıyla asgari ücreti ne kadar artarsa o kadar iyidir helal olsun devlet bize bakıyor demek hata olur. Asgari ücreti artırmanın belki de daha büyük ekonomik sorunlara sebep olabileceği unutulmamalıdır. Özellikle işsizlik ve enflasyonla boğuşurken keyfi asgari ücret artışlarının olumsuz yansıması muhtemeldir. Eeee ne demişler ? Her şeyi devletten beklemeyeceksin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir