Politika Ve Strateji

Biden Dönemi bașlıyor

Yeni ABD yönetimini daha önceki yazımızda incelemiştik. Trump ve Biden’i incelerken Biden’in daha uyumlu olduğunu ancak kendini İspatlama isteğini Türkiye’ye yönelik tavrı ile sergileyebileceğini ifade etmiştik.

Nitekim söylemler bu yönde özellikle Başkan Yardımcısı Kamala HARRİS’in Türkiye karşıtı olduğunu ve Azerbaycan-Ermenistan savaşında Ermenistan’a yakın olduğunu, aynı zamanda Ermeni diasporasının iddialarını desteklediğini yazmıştık. Buna Antony Blinken’in sözleri de eklenince 2021’in sıkıntılı geçeceği gerçeği ortaya çıkıyor.

Blinken: ‘ Türkiye’ye ek yaptırımlar uygulayabiliriz, sözde müttefikimiz Rusya ile aynı çizgide, Azerbaycan ve Türkiye’ye yaptırım uygulamalıyız.’ Gibi söylemleri Washington’da oluşan havayı az çok tahmin etmemize yarıyor. Üstelik bu sözleri daha göreve başlamadan sarf ettiler.
Ermeni lobisinin ABD içerisindeki etkisini daha önce yazmıştık. Ekonomik ve siyasi olarak çok güçlü bir lobi var ABD içerisinde. Ermeni lobisinin şimdiki söylemi Azerbaycan ve Türkiye’ye yaptırım uygulanması yönünde oluyor. Türkiye’nin Washington içerisindeki destekçilerinin iyice azaldığını düşünürsek etki alanı yaratma ihtimali o kadar yüksek oluyor. Tabi Biden yönetimi parlamentoda oluşmuş Türkiye ve RTE karşıtlığı rüzgarını arkasına alıp hem rahatlamak hem de kendini ispatlamak istiyor. Ülke içerisindeki Cumhuriyetçilerin tepkilerini azaltmak ve bütünlük sağlamak için bu tarz hamleler gelecektir. Daha önce de yazdığımız gibi ABD’yi bir arada tutan değerlerin başında güvende olma hissi vardır. Eğer ki ABD halkı güvende olmadığını artık diğer ülkelerin kendilerine eş değerde yada daha güçlü olduğunu fark ederse asıl o zaman bölünmeye başlar. Bu sebeple gelen her yönetim diğer devletlerden üstün olduğunu ve halkının seçilmiş bir halk olduğunu vurgular.


Türkiye gibi devletlere yapılacak kabadayılıklar halkın özellikle Cumhuriyetçilerin hoşuna gidecektir. Trump’ ın bu kadar sevilmesinin en büyük sebebi de budur direkt hedef alıp karşıdaki devlet adamını küçümsemesidir. Aynı zamanda tehdit dilini halk dili ile kullanmıştır. Arap devletlerinden haracı nasıl aldığını halka öyle bir anlattı ki halk güçlü hissetmeye başladı. İşte Biden yönetimi bu güçlü imaja karşılık yeni bir güçlü devlet adamı profili çizmek zorunda kalıyor.
Tabi ki hali hazırda sıkıntıların olduğu bir Türkiye’ye yüklenmek varken neden yeni düşman kazanılsın. ABD iç siyasetinde Türkiye artık güvenilmez sözde müttefik olarak görülüyor. Bunun bir çok sebebi olsa da ABD güdümünden çıkıp bağımsız politikalar üretmesi asıl sebebi olarak duruyor. Çünkü ABD için hala soğuk savaş mantığı devam ediyor. Ya benimlesin ya bana karşı eğer benim politikalarıma karşı çıkarsan sende düşmansın. NATO’nun kurulma amaçlarından biride ABD silahlarının bu ülke pazarlarına daha kolay sokulmasını sağlamak ve gelir elde etmektir. Hal böyle olunca hem politikalar çakışıp hem de silah sistemlerini başka yerden alınca problemler ortaya çıkıyor. Tabi ki görüşü ne olursa olsun hiçbir ABD yönetimi Türkiye’yi görmezden gelemez .
Türkiye bölgesel güç olmasının yanında küresel etkiye sahiptir. ABD yönetimi sadece güç gösterisi yapmak isteyecektir bir süre. Ardından çıkış yolları aranacaktır. Türkiye şuanda ABD’nin orta doğuda sallanan tahtının yerini almak için mücadele edip Rusya’yı dengeliyor. Türkiye olmadan Rusya’nın etki alanını iki katına çıkaracağı aşikar bu sebeple ABD Türkiye ile ilişkileri rayına oturtmalı. Bölge ülkeleri ile olan yakınlaşma sinyalleri bölgesel etki alanının genişlemesine ve ABD yönetiminin alternatif iletişim kanalları bulmasına sebep olacaktır. Gerginlikler çoğunlukla lafta kalacaktır. Ben hala F-35 için bir şans olduğunu düşünenlerdenim.
Libya da Biden yönetimini daha etkin görmeye başlayabiliriz. Özellikle dış politikada Trump ‘ın pasif kaldığını ve Rusya’nın etki alanı kazandığını savunuyor Biden yönetimi. Bunu Karabağ savaşı üzerinden ifade etse de diğer alanlar için de geçerli olduğunu düşünüyor. Doğu Akdeniz de Yunanistan’ı destekleyeceğiz derken Türkiye’yi kendine düşman olarak gördüğü ortaya çıkıyor. Tabi ki bunun asıl sebebi Türkiye’nin Abd’ yi tehdit edebilecek kadar güçlü olduğunu gösteriyor bizlere.

Yunanistan bu süreci iyi değerlendirirse kazançlı çıkabilir. ABD er yada geç asıl müttefiki Türkiye’ye dönecektir. Burada ki temel amaç Türkiye’yi cezalandırmak istemesidir. Yani bir bakıma Yunanistan’ı kullanıyor. Ancak bu tarz bir senaryoda Rusya’nın Türkiye’ye açık desteği ABD’nin planlarını yerle bir edebilir. Böylece Türkiye Rusya ile daha fazla yakınlaşabilir. Biden yönetiminin Ypg’ ye desteği de artarak devam edecektir. Buda bir başka büyük sorun olarak önümüzde duruyor. Toplumsal olayları tetikleyerek yönetimi sivil darbe Ile değiștirme yoluna gidebilir biden. Daha önce bunun sinyalini vermiști.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir