Politika Ve Strateji

CENNET HAYATI: EĞLENCE, ZEVCELER, HİZMETÇİLER..?

Önsöz

Selâtin camileriyle âbidevî eserlerin kapıları üzerine yazılması âdet haline gelen, “Adn cennetleri ki, kapıları onlara ardına kadar açıktır” meâlindeki Sâd sûresinin 50. âyeti (Beyazıt Camii avlu yan kapısı iç kısmı üzerinde)

İnsan, dünyadaki hayatı sona erdikten ve yeniden diriltme vuku bulduktan sonra, farklı bir fiziksel formda yaratılacaktır. Bunun delili; cennet ve cehennem hayatının zaman üstü konumu, insanın fiziki şartları yüzünden ölmemesi ve farklı bir hayat yaşamasıdır.

Bununla birlikte, cezalandırma ve ödüllendirme sistemi de elbette bizim dünyadaki bildiklerimizden daha farklı içeriklere sahip olabilecektir. Fakat, bunların anlamamız için, söz konusu hayatın anlatımında bu dünyadaki beden formumuza hitap eden bir üslup kullanılması gerekir.

Kur’an da cennet hayatını anlatırken bildiğimiz üzere; eğlence, huri, hizmetçiler, keyif, dinlenme, yiyecek ve içecek gibi kavramları ön plana çıkarır.

Bu konuda ise tarih boyunca bir kesim tarafından benzer eleştiriler gelmiştir. Bu kesim, hayallerindeki cennet tasvirine cinsellik, hizmet, eğlence gibi kavramları sığdıramamakta ve bu gibi sebeplerle cennet hayatı tasvirlerini sıkça eleştirmektedir.

Cennet Çok mu Abartılı ?

Kur’an’ın sunduğu cennet hayatı tasviri, günümüz modern psikoloji biliminin meşhur ihtiyaçlar piramidine uygundur:

Cennet basamakları

Bu piramid, bir basamak eksik, iki basamak fazla en kabul gören ihtiyaç hiyerarşilerinden biridir. Kur’an, bütün insanlar için piramidin her aşamasına gönderme yapacak ayetler içerir. Bunlara tek tek bakacak olursak :

Birinci basamak:

  • “Beğendikleri meyveler, canlarının çektiği kuş etleri vardır.” (VAKİ’A/18-21)
  • “Orada çok temiz zevceler de onlarındır. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.” (BAKARA/25) (Yazının ilerleyen bölümünde bu eş meselesini inceleyeceğiz.)

İkinci basamak:

  • “Onlar cennet köşklerinde emniyet içindedirler.” (SEBE/37)
  • İşte onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.” (A’RAF/35)

Üçüncü basamak:

  • “Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.” (HİCR/47)
  • “Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.” (İNŞİKAK/9)

Dördüncü basamak:

  • “Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açılır ve bekçileri onlara: ‘Selâm sizlere, ne hoşsunuz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere haydi girin oraya!’ derler.” (ZÜMER/73)

Beşinci basamak:

  • “Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.” (VAKIA/25)
  • “(Cennette) birbirlerine yönelip soru soruyorlar. (TUR/25-26)

Altıncı basamak:

  • “Onlar da: ‘Hamdolsun o Allah’a ki, bize vaadini doğru çıkardı ve bizi cennet arzına varis kıldı. Cennette istediğimiz yerde oturuyoruz’ derler. Bak ne güzeldir mükafatı o iyi amel işleyenlerin!” (ZÜMER/74)

Yedinci basamak:

Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar. Rabbine bakar.” (KIYAMET/22-23)

Şüphe yoktur ki, kişinin dünya hayatında kendisini gerçekleştirmesinin zirvesi Allah’a kavuşmasıdır. Cennet nimetlerinin hiçbiri, bu nimete karşı kıyaslanamazlar.

Kur’an’ın İdeal Cennet Yaşamı

Kur’an, kişilerin mahrem konularına dahil de olsa; dünyada arzu ettiklerinin bütününe kavuşacağını müjdeler. Bu durum kendi içinde tutarlıdır. Zira eğer vaad olunanlar, vaadi değersiz bulurlarsa; vaadlerin gücü azalır ve ulaşılması istenen sonucun var olma ihtimali düşer.

Dünyada türlü türlü haram ve eksikliklerden uzak durulması talep edilen insan için, tıpkı bir emekli yaşamı gibi bir cennet vaadine uğraması kendi içinde mantıksız olurdu.

Sarayların bahçesinde, uçan kuşları izleyen, huzurlu bireyler” tarzında bir cennet davetinin, birçoklarını cezbetmeyeceği aşikardır.

Bununla birlikte yazının başında da belirttiğimiz gibi, cennet tasvirleri sadece kendi beden formumuzun idrak edebileceği konularda bilgi verir. Bilginin bunlarla kısıtlı olması, cennet hayatının bunlardan ibaret olduğunu göstermez.

“Orada istedikleri her şey onlarındır ve katımızda daha fazlası da vardır.” (KAF – 35)

Söz konusu ayet, cennetin bizim arzularımızdan daha fazla ve komplike bir hayat içerdiğini gösteriyor. Yeni yaratılan ve farklı fizik kurallarının geçtiği bir alanda; belki hiç bilmediğimiz tat alma duyuları, belki daha önce adları hakkında bilgi sahibi bile olmadığımız duygu ve his çeşitleri var olacak ve bunlar da sürekli bir şekilde ödüllendirilecekler.

Fakat yazıda vurguladığımız, bunları mevcut biyolojik şartlarımız sebebiyle anlatılsa bile idrak edemeyeceğimiz, bize anlatılan cennet tasvirinin hiçbir mantıksal problem içermemesi ve aksine olması gerektiği şekilde bir anlatımla ifade edilmesidir.

İslam karşıtlarının saptırmalarına karşı, İslam her zaman gerçekçi ve hayatın içinde bir duruş sergilemekte; söz gelimi biyolojik ve sosyal gerçekleri gizlememekte ve bunları yok saymamaktadır.

Cennet tasviri
Hasan Çelebi hattıyla yazılan “Cennet annelerin ayakları altındadır” meâlindeki hadisin şekline M. Zeki Kuşoğlu’nun maden kesme çalışması

Tartışılan konu: Cennette Evlilik ve Eşler

“… Ve onlara (cennetliklere) orada (cennette) temiz eşler vardır.”

Bakara, 2/25

Ayetinin tefsirinde Elmalılı’nın “Cennetlerde tertemiz, pam pak çiftler, eşler, yani erkekler için zevceler, kadınlar için ise zevcler vardır.”(Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Eser Kitabevi, İstanbul, tsz., 1/276) ifadesi, bazıları tarafından yanlış anlaşılarak erkeklere birden çok kadın (huri) verildiği gibi kadınlara da birden çok erkek (gılman) verileceği şeklinde değerlendirilmiştir.

Oysa burada anlatılmak istenen cennette kadın-erkek herkesin evli olması, temiz eşlere sahip olmasıdır. Erkekler ve kadınlar çoğul olarak zikredildiği için, onların eşleri olarak zikredilen zevceler ve zevcler de çoğul olarak zikredilmiştir.

Bu ifade, bir öğretmenin yıl sonunda öğrencilere hitaben, “Şimdi karnelerinizi dağıtacağım.” demesi gibidir. Bu ifadede öğrenciye birden fazla karne verileceği anlamı çıkmaz. Aksine her birine bir karne verileceği anlaşılır. Öğrenciler çoğul olduğu için karne de çoğul olarak zikredilmiştir. Bu tür ifadeleri yanlış anlamada, konu hakkında bilgi sahibi olmamanın rolü büyüktür.

Kur’an-ı Kerim ve hadislerin anlattığına göre; dünya hayatında kurulan aile hayatları, eşlerin her ikisi de cennette liyakat kazanmaları halinde ebediyen beraber olacak ve karı-koca münasebetleri sonsuza kadar cennette devam edecektir.

Son Söz

Daha önce de tekrar ettiğimiz gibi İslam karşıtlarının saptırmalarına karşı, İslam her zaman gerçekçi ve hayatın içinde bir duruş sergilemekte; söz gelimi biyolojik ve sosyal gerçekleri gizlememekte ve bunları yok saymamaktadır.

Evet, bu haftaki yazımızı tamamladık umarım istifade etmişsinizdir. Sık sık belirttiğimiz gibi sorgula, araştır ve doğru düşün diyoruz. Allah hepimizin imanını kuvvetlendirsin, ilmimizi artırsın. Sözlerime son verirken Kur’an-ın hak kitap olduğunu anlattığım yazımı okumadıysanız öneririm. Bir kusurum olduysa affedin, iyi ramazanlar, sağlıcakla kalın.

– Artist Derin

2 thoughts on “CENNET HAYATI: EĞLENCE, ZEVCELER, HİZMETÇİLER..?

  1. Çok güzel ve anlaşılır bir yazı olmuş Allah razı olsun. Kuran’daki ayetlerin çok insanca olduğunu söyleyip tanrı sözü olamayacağını düşünen insanların da düştüğü yanılgı bu. Tabiki insanca, insanın anlayabileceği, sadece insana öğretilen kelimelerin kullanıldığı ayetler olacak. Yaratıcının sözlerini bunlardan ibaret saymak ciddi bir yanılgı. Tıpkı cennet cehennem tasvirlerinde olduğu gibi işin bizim anlayabileceğimiz şekilde anlatılışı bu. Bunun dışındaki detayları bu bilgi kapasitesiyle anlamamız mümkün olmayacağı için haliyle rehber kitap Kuran’da yer verilmemesi çok açık ve anlaşılır.

    1. Çok haklısınız, bize düşen de bunları olabildiğince anlamaya çalışıp imanımızı kuvvetlendirmektir. Sağolun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir