Politika Ve Strateji

Ermenistan -Azerbaycan Savașı

Azerbaycan-Ermenistan (Washington Görüşmeleri)
Rusya’da yapılan başarısız ateşkes girişiminden sonra sıra masada olan diğer büyük devlete geldi. Özellikle konumuza başlamadan önce ABD’de sıkı bir Ermeni Lobisi olduğunu kesinlikle bilmeliyiz.

Özellikle 19.yy’da misyonerlik için Anadolu’ya gelen Abd’li misyonerler Anadolu gençlerine eğitim vermiş zeki olanları tekrar Abd’ye yollayıp eğitimlerini orda tamamlamalarını sağlamıştır. Bu öğrenciler Anadolu’ya dönüp papaz yada öğretmen olarak çalışmıştır. Bu yıllarda Ermeniler çalışmak maksadı ile küçük gruplar halinde ABD’ye göç etmeye başlamıştır. Özelikle bir birlerine destek olup bir arada yerleşme, birlikte çalışma ve hareket etmeyi ilke edinmişlerdir birlikte küçük kahvehaneler,restorantlar vs açtılar. 1880 yılında bir yeni Ermeni grubu Abd’ye göç etti bunlar fakir Anadolu köylüsüydü ancak bu kişilerde hemen sahiplenilip sosyal hayata adapte edildi.
1885’te New York’ta ilkokulu olan Ermeni-Amerikan Vadookian Okulunu kurdular ve ilk gazeteleri Areak’ı yayınladılar.
1880 yılından sonra ihtilalci Ermenilerde ABD’ye gelmeye ve hücreler kurmaya başladı. Bu ihtilalcilerden en bilineni Milliyetçi kimliği ile tanınan Sympad Kaprielian’dır. New York’ta Amerika’nın ilk ihtilal gazetesi olan Haik’i çıkarmaya başlamıştır.
Temelde Abd’deki Ermeni yerleşimi böyle başlamış ve 1.Dünya savaşı ile dahada hız kazanmıştır.

Özellikle Abd senatosu ve hükümeti üzerinde etkin olmaya çalışmışlardır. Yapılan tahminlere göre Abd’deki Ermeni nufusu 1.6 milyonu geçmiş durumda.
Armenia National Committee of America ve The Armenia Assembly of America lobileri Abd senatosu ve hükümeti üzerinde baskı oluşturarak Sözde soykırımın tanınması ve Türkiye Politikalarını etkilemeyi amaçlamaktadır.
Yani şunu söyleyebiliriz ki dostlar Abd Ermeni diasporasının beyni olmuş durumda. Ermeni diasporasının en etkili olduğu yer şu anda Abd . Burdan yola çıkılarak Azerbaycan lehine bir kararın çıkması tabiki çok zor görünüyor. Abd’deki Türk nufusu yaklaşık olarak 700.00-1.300.000 Arasında olduğu düşünülmektedir. Bu sayıya Azerbaycan ve Türkiye Türkleride dahildir. Ancak bu kitleler arasında düzgün iletişim ve lobileşme faliyeti malesef olmamıştır.
Önümüzdeki süreçte Washington’da yapılacak görüşmelerin bizim için çok zor geçeçeci kesin . Özellikle Ermeni Lobisinin Amerika üzerindeki etkisi net olarak ortaya çıkacaktır. Bu kişiler hükümetleri fonlayan zengin iş adamları olmaktadır. Ancak Azerbaycan ve Türkiye’nin avantajlarıda var tabiki.


1) Bunların en önemlisi Dağlık-karabağ’ın BM kararı ile işgal altında olduğu gerçeğidir. Yani savaşta haklı olan taraf biziz bu sebeple bizi doğrudan suçlayamazlar. Bu sebeple şartsız ateşkes teklifi yapacaklar ve uyutmaya çalışacaklardır.
2) Bir diğer avantajımız Türkiye aracılığı ile Rusya’nın Kafkaslardaki etkisini kırma düşüncesidir. Özellikle Gürcistan ile arası fazlası ile açılmış Rusya doğrudan destek veremediği için Ermenistan tarafından sırtımızdan vurulduk düşüncesinin oluşmasına sebep olmuştur.
Bu coğrafyada her zaman Ermenistan’ın abiliğini yapan Rusya bu sefer onları ileri sürüp bekleme politikasi gütmüştür. Buda Paşinyan tarafından ifade edilen: – Rusya bizi yüz üstü bıraktı . Cümlesi ne kadar haklı olduğumuzu anlamamıza yetiyor.
3) Aslında Abd’nin de isteyip istemediği konusunda çelışkide olduğum bir diğer konu Türk koridorunun oluşması fikri. Özellikle Fuat OKTAY’ın ifade ettiği gibi Azerbaycan ile karadan bir koridirun oluşturulması fikri hep vardı. Burdaki temel amaç koridor vasıtasi ile bir devlet olmak doğrudann ticaret yapmak ve Orta Asya Türki Cumhuriyetler ile etkileşim sağlamaktır.
Türkiye’nin bir sonraki hedefinin orası olduğunu Yunan gazeteci Theodotratos birçok videosunda bahsetmektedir.
Aynı düşünce Rusyada’da hakim durumda bu cumhuriyetler üzerinde etkisini kaybetmiş Rusya tamamen Orta Asya’dan silinmiş demektir. Bu düşünce özellikle Türk Birliği Ülkeleri adı altında bir oluşuma girmeye başladılar ancak hala yoğun Rus etkisi altındalar. Azerbaycan koridorununoluşması ile bu devletler açısından yeni bir umut belirecektir.
ancak Abd Türkiye’nin böyle bir siyasi güce erişmesine göz yumar mı tabiki bilinmez.
Özellikle son yıllarda meydana gelen fikir ayrılıkları Türkiye’yi ABD nezdinde çıkarlarına ters düşen müttefik ülke konumuna getirmiştir. Oluşacak Türk Koridoru ile hem Türkiye’nin hwm Azerbaycan’ın ekonomik olarak büyük fayda sağlayacağı kesindir.
Tabiki Rusya sadece şu anlık beklemede olası Türk koridoru için tehdit oluştuğunda müdahae edecektirç Dağlık-Karabağ’ı gözden çıkarabilir ancak Türki Cumhuriyetleri gözden çıkarması düşünülemez.

Böyle bir büyük koridor için Syunik’in alınması gerekmektedir o da malesef şu anda çok zor. Ancak Dağlık-Karabağ’ın alınması bile etki alanımızın büyümesi için yeterli etkiye sahiptir.
Bu bilgiler ışığında çok bir beklentim yok şu esnada bu görüşmelerden. Çünkü tarafsız geçeçek bir görüşme kesinlikle değildir. Sadece Abd’nin Kafkasya’da etkili olmak iç siyasetinde reklam yapmak için kullandığı bir araçtır.
Minsk üçlüsü olan bu evletlerin Dağlık-Karabağ’da lehimize bir sonuç çıkarması nerdeyse imkansızdır. Tek şansımız sahada Ermeni kuvvetleri süpürüp başka bir yol bırakmamaktan geçiyor. Artık Ermenistan’ın onurumuzu kurtaracak bir yolunu bulun öyle verelim toprakları demesi gerekiyor net sonuç alabilmemiz için. Zira Fransa zaten tarafını en baştan açıklamış durumda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir