Politika Ve Strateji

Evrenin büyük bilinmezi (KARADELIKLER )

Varlığı Einstein tarafından yıllar once ortaya atılan genel Görelilik kanunu Ile açıklanan ancak dogrulugu türlü kanıtlanamayan evrenin büyük fenomenlere. O kadar karmașık bir konu ki Einstein Ile Newton u Karșı karșıya getirmis ve sonuc olarak Einstein kazanmıștır hadi simdi bu büyük bilinmezi parcalar halinde inceleyelim;
Bir yıldızı, devasa bir termonükleer reaktör olarak düşünebilirsiniz. Bu reaktörün yakıtı, yıldızın çekirdeğinde süregelen füzyon tepkimeleridir. Bu tip tepkimede, hidrojen gibi daha küçük atom numarasına sahip elementler, birbirine kaynayarak helyum gibi daha büyük atom numaralı elementlere dönüşürler. Bu kaynaşma sırasında etrafa bol miktarda enerji saçılır. Bu enerji, yıldızın içindeki atomları dışarıya doğru iter.

Ancak atomların etrafa saçılarak yıldızın dağılmamasına neden olan bir diğer kuvvet vardır: kütleçekimi. Atomlar arası içe doğru olan çekim kuvveti, bu füzyon tepkimesinin dışa doğru olan kuvvetini dengeler. Böylece yıldız, hidrostatik denge adı verilen bir denge halinde kalır.
Her ne kadar kütleçekimi (bildiğimiz kadarıyla) tükenebilen bir olgu değilse de, füzyon tepkimesi sonsuz değildir. Yıldızlar, kendilerinden önce gelen gaz ve toz bulutu içinde (nebulalarda) oluşurlar. Nebulalar ise daha önceden ömürlerini tamamlamış yıldızların etrafa saçtıkları gaz ve toz bulutlarıdır. Bu gaz ve toz bulutu içinde belli miktarda hidrojen atomu bulunur; bu atomların sayısı sonsuz değildir. Dolayısıyla bir nebula içinde oluşan yıldızın tüketebileceği hidrojen miktarı da sınırlıdır. İşte bir süre sonra yıldız, hidrojen yakıtlarını tüketir. Böylece füzyon tepkimesi giderek yavaşlar; ancak kütleçekiminin etkisi değişmez. Kütleçekimi ağır bastıkça, hidrostatik denge bozulmaya başlar ve yıldız kendi içine doğru çökmeye başlar.Yıldızın gövdesini oluşturan ağır elementler içeri doğru çökmeye başladıkça, atomların etrafındaki elektronlar birbirlerine fazlasıyla yaklaşır ve diğer temel fiziksel kuvvetlerin etkisi ortaya çıkar: Bu atomlar birbirlerini itmeye başlarlar. Bu itiş kuvveti bir noktada kütleçekimine fazlasıyla üstün gelir ve yıldız muhteşem bir güçle patlar! Bu olaya süpernova, hatta daha büyüklerine hipernova adı verilir. Bu sırada etrafa bol miktarda enerji ve atom saçılır. İşte bu atomlar uzaya dağıldıkça yeni nebulalar oluşur. Bu nebulalar, yepyeni yıldızların kütleçekimi etkisiyle doğmasını sağlayan doğumevleri gibidir.

Fakat patlayan yıldızdan geriye çekirdek içinde sıkışmış şekilde madde kalır. Bunlar kimi zaman daha farklı sınıfta yıldızlar oluşturur. Ancak kendi üzerine çöken yıldızın kütlesi belirli bir sınırın üzerindeyse, kara delikler gibi akıl almaz yoğunlukta gök cisimleri oluşur. İşte bu büyük kütleli cisimler, Evren’i oluşturan uzay-zaman dokusunu normal kütleli cisimlerden çok daha fazla bükerler. Bunu, gergin bir çarşaf üzerine 500 kilogramlık bir bilye bıraktığınızda ne olacağını hayal ederek görselleştirebilirsiniz. Çarşaf müthiş miktarda bükülecektir!(prof.dr Bayram TEKIN)

Genel Görelilik kanunu ve karadelikler :


Genel görelilik (izâfiyet) ya da göreliliğin genel kuramı, 1916 yılında Albert Einstein tarafından yayımlanan kütleçekimin geometrik kuramı ve bugün modern fizikte kütle çekimi tanımladığı düşünülen kuramdır. Genel görelilik, özel görelilik ve Newton’ın evrensel kütleçekim yasasını genelleştirerek kütleçekimin uzay ve zaman ya da uzay-zamanda tanımlanmasını sağlar.

Uzayzamanın eğriliği, madde ve radyasyonun enerji ve momentumu ile doğrudan bağlantılıdır. Genel göreliliğin zamanın akışı, uzayın geometrisi, serbest düşme yapan cisimlerin hareketi, ışığın yayılımı gibi konulardaki öngörüleri, klasik fiziğin önermeleri ile belirgin farklılıklar gösterir. kütleçekimsel zaman genişlemesi, kütleçekimsel merceklenme, ışığın kütleçekimsel kızıla kayması, kütleçekimsel zaman gecikmesi bu farklılıkların örnekleridir. Genel göreliliğin bugüne kadarki tüm önermeleri deney ve gözlemler ile doğrulanmıştır. Her ne kadar genel görelilik kütleçekimin tek göreli kuramı olmasa da, deneysel veri ile uyum sağlayan en basit teoridir. Buna rağmen, teorinin hala cevaplayamadığı sorular varlığını sürdürmektedir. Bunlara örnek olarak pioneer uydusunun hareketi, galaksilerin dönüş eğrisi, genel görelilik ile kuantum mekaniğinin yasalarının hangi şekilde bağdaştırılarak, tamamlanmış kendi içinde tutarlı bir kuantum alan kuramı yaratılabileceğidir.

Einstein’in teorisinin astrofiziğe kayda değer etkileri vardır. Örneğin, büyük bir yıldızın ömrünün sonuna yaklaştığı bir zamanda içine çökerek karadelik oluşturduğuna işaret eder. Bazı astronomik cisimlerin yaydığı yoğun radyasyona karadeliklerin sebep olduğuna dair yeterli kanıt mevcuttur. Örneğin mikrokuasarlar, yıldızsal karadeliklerin ve aktif galaktik çekirdekler, süpermasif karadeliklerin varlıklarının bir sonucu olarak oluşurlar.
Olay ufku nedir ?:

Genel görelilikte olay ufku, ışık ve maddenin artık kaçamadığı bölgeyi sınırlayan kuşağa denir. Olay ufku, herhangi bir fiziksel incelemede bulunamadığımız bir uzay parçasıdır.
Işık ve maddenin artık kaçamadığı bölgeyi sınırlayan kuşağa “olay ufku” adı verilir. Olay ufku, herhangi bir fiziksel incelemede bulunamadığımız bir uzay parçasıdır. Ne olay ufkundan ötesini bilinen yasalarla açıklama olanağı vardır, ne de orada ne olup bittiğini bilmenin bir yolu vardır. Bir yıldızın olay ufku, yıldızın çökmeden önceki kütlesiyle orantılıdır. Örneğin kütlesi 10 güneş kütlesi olan bir yıldız içe çöküp kara delik haline geldiğinde çapı 60 km. olan bir olay ufkuna sahip olur. Bir kara delik madde yuttukça olay ufkunu genişletir, olay ufku genişledikçe de daha güçlü çekim alanına sahip olur. Kara deliğin olay ufkunda teorik olarak zaman tümüyle durmaktadır. Kimi kara deliklerde iki olay ufku vardır.
Olay ufkunun etki alanına giren nesneler karadeliklerin buyuk çekim kuvveti Ile parcalarına ayrılıp içeriye suruklenmeye başlar o buyuk çekim kuvveti karșısında durabilecek bir madde olmadığı için karadeliklerin șekli ve boyutu gözlemlenememis ancak simülasyonlar Ile çizilebilmistir.
Einstein karadelikler sayesinde baska evrenlere yolculuk yapılabileceğini ileri sürmüștür. Evreni bir Elma olarak dusunursek elmayı kemirerek yol açan ilerleyen solucan Evreni kîsa yoldan Kat etmis olur iste bu benzerlik sebebi Ile adi Kurt deliği olarak kayda gecmistir. Karadeliklerin yutulan maddeleri bir yerde tükürme ihtimali olsa da gözlemlenemediği icin ıspat edilememistir.
Güneș karadelik olacak mı?
Iyi haberimiz var tabiki Günesimiz karadelik olmayacak yaklasik 5 milyar yıl Sonra Gunesimiz icerisindeki helyum ve hidrojenin yakitini tuketecek böylece cekirdekteki füzyon tamamen duracak Güneș once kirmizi bir deve donusup yer yuzunu yutacak sonrada çöküp beyaz bir dev olacaktir.
Kara deliklerde zaman yolculuğu mumkun mu? ”
Einstein genel Görelilik kanununda bunu su sekilde açıklamistir bir bilginin en hızlı iletilme Hali ışık hızındadir boyleyken Güneș ıșıkları bize nasil olurda 8 dk Sonra gelir bu görüș Ile Newton in yasalarina 19 yașında karșı çıkmıștır. Fizikte etkiye tepki olayi uzerine dusunursek aslinda yer çekimi varken bizde yere dogru bir itișimizin hızımızın olmasidir. Kütle çekim alanında zamanı yavașlatan sey bu hızdır. Karadelik gibi devasa çekim kuvvetine dogru gittigimizi dusunelim uygulanan çekim kuvveti evreni bukup ıșığî cekebiliyorken aynı zamanda zamanı da etkileyecek ve bildigimiz zaman in dıșına cıkatacaktır bizi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir