Politika Ve Strateji

Geçmişten Günümüze Türk Kadını Ve Diğer Toplumlardaki Hemcinslerinden Farkı

Türklerde kadının rolü çok eski çağlarda başlamıştır. Kadın eski Türk Devlet geleneğinde erkekler kadar insani değerler ve özgür haklara sahip, toplum ve devlet içinde aktif bir rol oynayarak her zaman ön planda olmuştur.
Avrupa’da ise modernleşmeden sonra kadın gündeme gelmiş Sanayi Devriminden sonra ancak kadının bir adı olmuştur. Onun öncesinde Eski ve Ortaçağ Avrupası’nda Türk kadını ile kıyaslanamayacak derecede güçsüz, pasif, ikinci planda olmuş toplum ve devlet tarafından ikinci sınıf insan muamelesi görmüştür. Türklerde ise toplumun göçebe ağırlıklı bir toplum olması kadına verilen rolü de artırmıştır. Batı’nın aksine belli bir mekâna haps olmadan yaşayan göçebe Türk kadını mücadeleci, savaşçı her koşulda erkeğine ortak belki daha ön planda olmuştur. Bunu eski kitabeler, yazıtlar, efsaneler kanıtlamaktadır. Mesela M.Ö 500-600 yıllarda cesareti ile Perslere meydan okuyan İskit’li Türk kadın hükümdarı Tomris Hatun’u veya hut hükümdar eşinin Kurultay toplantılarında Kağan ve Han ile eşit statüde olmasını örnek verebiliriz.

İlk Türk Kadın Hükümdar: Tomris Hatun

Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra Peygamber Efendimizin kadınlara değer vermesinden dolayı kadını önemsemeye devam etmişlerdir. Öyle ki Efendimizin “cennet anaların ayakları altındadır” ifadesi dinimizin kadın konusunda ne kadar hassas olduğunu göstermektedir. Kadın yüzyıllar öncesinden Türklerde devlet başkanlığı gibi en üst seviyelere gelmişken Avrupa’da ancak Sanayi Devrimi’nden sonra ekonomik olarak güçlenmesi, üretime ortak olması ve erkekler ile birlikte eşit yurttaşlık hukukundan faydalanması kısaca hayatın her alanına ortak olması 200 yıllık bir süreçten geçerek günümüze gelmiştir.

– Dilek DOĞAR

Hürrem Sultan

Selçuklu ve Osmanlı Devletleri kadınları daha çok harem ve vakıf yönetimine atamıştır ve kadınlara Sultan ünvanı verilerek değerli olduklarını belirtmişlerdir. Yönetime şehzadeler aracılığı, casuslar vb. şekilde el uzatmak isteyen ve devletle zarar vermeye çalışan Valideler ve Sultanların bu makamın otoritesini bozmak ve düşürmek teşebbüsünde bulunmaları sebebiyle, kadınların idari gücü azaltılmıştır. Cumhuriyet dönemine kadar idari kollarda bulunmayan kadınlar; Çok partili hayata geçiş ile birlikte Milletvekili, Belediye Başkanı gibi sıfatlarla yeniden güçlenmiştir. Günümüze kadar bir çok kez Kadın Bakan ve Parti Başkanı bulunmuştur. Bu durum kadının özgürleşmesini seçme ve seçilme gibi en önemli haklara sahip olmasını sağlamıştır. Günümüzde giyim – kuşam kısıtlaması olmaması ve kadınların dilediği yerde özgür hareket etmesi bir çok alanda kadınlarımızın maharetlerini görmemizi sağlamıştır. Buna en güzel örnekler ise; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı – Fatma Zümrüt SELÇUK, Ticaret Bakanı – Ruhsar PEKCAN vb. alanlardaki kadınlarımızdır.

Dünya’nın İlk Kadın Savaş Pilotu Sabiha GÖKÇEN
Şehit Yarbay Songül YAKUT
Akçadağ Kaymakamı – Betül BÜYÜKKILIÇ

Türk Kadını’nın Diğer Toplumdaki Kadınlardan Farkı

Türk Kadını; fedakarlık, cömertlik, mertlik, merhamet, şefkat ve sorumluluk bilinci gibi önemli kişisel özellikleri barındırır. Özellikle kurtuluş mücadelesinde savaşan ve ordunun lojistik ihtiyacını karşılamak için güç ve kuvvetinden üstün işler başararak tarihe altın harfler ile kazınmışlardır. Çocuklarına olan düşkünlükleri, kültürden gelen yemek yapma vb. maharetleri Türk Mutfağı’nın ortaya çıkmasını ve kültürümüzü dünyaya tanıtmamız açısından önemli bir yere sahip olmuştur. Diğer toplumlarda ki kadınlar ise coğrafyamızda ki kadar önemli badireleri atlatmadıkları ve bir çok toplumun özellikle İskandinavya coğrafyasının sakin ve mücadelsiz hayat sürmeleri onları daha narin ve duygusal hale getirmiştir. Kültürlerinde sevgi bağı bizim kadar güçlü olmayan ülkeler gerek insanlarına gerkese çocuklarına bağlılıkları bizim kadınımızın bağlılığından güçlü değildir.

Depremzedelere yardım eden Jandarma Astsb.

Diğer milletlerde Kadınlar daha çok iş hayatında bulunurken, bizim kadınlarımız daha çok ev hanımı statüsündedir. Bu durum diğer toplumlardan daha iyi bir aile hayatına sahip olmamızı, kadınlarımızın yetiştirmesi ile toplumumuza saygılı ve ahlaklı bireylerin kazanımına sebep olmuştur.

  • Furkan GÜNDOĞDU

Kadın gül bahçesidir; Güneş ışığı (Sevgi), Su (Şefkat) ve Tohumu (Sadakat) ne kadar özenle verirseniz; gönlünüzde, ömrünüzde Gülistan olur…

Furkan GÜNDOĞDU

KAYNAKÇA

AHBVÜ Sosyoloji – II Dersi Final Ödevleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir