Politika Ve Strateji

Gerçek Bilim Kurgu filmi ( Yıldız Savașların Projesi)

Yıldız savasları projesi :

1)Abd ve Sscb neden bu silahlanma yarıșına girdi?

Soğuk savaș döneminde nükleer silahlanma yarıșı iki kutuplu Dünya düzeninde giderek hizlanmaktaydi. İki büyük güç Abd ve Sscb Dünyayı kutuplaștıran denk güçler olarak göze çarpmaktaydı. Balistik füze teknolojileri bu dönemin gittikçe değer kazanan saldırı teknolojisi olma yolunda ilerlemekteydi. Nazi Almanya’sinda temeli atılan V-2 balistik füze teknolojileri iki devlet tarafindan temel alinarak geliștirilip bombardiman uçaklarına olan ihtiyaç azaltılmıștı. Bunun en büyük sebebi uçakların bombardıman yapmak yada nükleer füze tașımak için düșman bölgesine geçmesinin riskli olması, aynı zamanda avcı uçakları ile korunması gerektiği bununda riski bol ve maliyetli bir plan olması fikriydi. Tüm risklere rağmen uçaklar uzak bölgedeki Stratejik bölgelere bombardıman yapamamaktaydı. Bununla birlikte maliyet azaltılıp daha uzak bölgelerdeki Stratejik noktaları hedef alan silahlar üretilip düșmanı etki altına alma isteği ve baskı altına alma düșüncesi hakim oldu. Buna karșılık savunma ihtiyacı ön plana çıkmaya bașladı. İki devlet füze savunma sistemleri ve projeleri ile öne cıkmaya bașladı . Abd buna farklı ve güçlü tepki vermek için bir proje bașlattı.

2)Yıldız Savașları projesi nasıl bașladı ve ne oldu?

Abd bașkanı Ronald Reagan tarafından 23 mart 1983 yılında Yıldız Savașları projesi ortaya atılıp çalıșmalara bașladı. Proje temelde uzaya belli kordinatlarla hizalanmıș uzay istasyonlarından Abd’ye gelecek balistik füzeleri hedefe ulașmadan uzay istasyonunun kendi teknolojisi yada kullanıcı aracılığı ile vurmaktı. Projenin gerçekleștirilmesi için SDIO kuruldu. Kurulușun temel amacı radar takip sistemleri olușturmak ve lazer silahı yapıp bunu uzaya entegre etmekti.

3)Gelen tepkiler ve projenin farklı projelere dönüșmesi

Çoğu kurulus bu projeye karșı çıktı. Karșı cıkmalarının en büyük sebebi hayal ürünü olan bu projenin güçler dengesini tamamen bozma ihtimaliydi sonuçta rakipsiz devlet yerinde sayan devlettir. Böyle büyük bir projeye ekonomisi alarm veren Sscb’nin karșılık vermesi imkansızdı. Karșılık vermek istese bile ekonomisinin tamamen dağılma ihtimali yüksekti. Bașkanın amacı proje ismi Ile bile etkisi altına alacağı Rus ekonomisinin dağılma sürecini hızlandırmaktı. 1987 yılında Sdio’nun talebi üzerine yayinlanan Abd Fizik Dernegi raporu projede düșünülen uzaydaki bir istasyondan yönlendirilmis enerji(lazer silahı)ile balistik füzeyi hedefe gitmeden imha etmenin imkansiz olduğu belirtilmiști. Lazer silahı geliștirmenin, yerden ve uzaydan balistik füzeyi takip edecek hassas sensörlerin geliștirilmesinin kısa vadede imkansız olduğunu belirtmiștir. Buda projeye olan destegi azaltmistir. Buna karșılık proje karada ve uzayda konușlu füze savunma sistemleri olarak değiștirildi.

Brilliant Pebbles uzaya yerleștirilmiș binlerce roketten olușan bir silah sistemi olarak geçmekteydi. Stratejik ve politik olarak daha mantıklı olmasına rağmen eleștiriler almaya devam etti; kendi hızı ve kinetik enerji ile hedefi havada vurmayı hedefleyen sistemin nükleer füzeyi vurması ile füzenin Dünya atmosferinde patlama riski bulunuyordu. Olası bir patlamanın diğer uydulara zarar vereceği bu uyduların Dünya’ya düșmesi ile büyük kayıplara yol açacağı belirtilmiștir. 1988 de bütcesi kesilen proje 1990 yılında Demir perdenin yıkılması ile tamamen gereksiz bulundu. 1991 yılında Bush tarafindan kısıtlı imkanlarla sınırlı alana küresel füze savunma projesi olarak devam etsede 1993 yılında Clinton projeyi tamamen bitirmistir. Ancak burdan elde edilen teknolojiler sonraki füze savunma sistemlerinde kullanılmıștır.

Patriot, Thaad HSS sistemleri bu projede elde edilen teknojiler Ile geliștirilmiștir.

4)Yazar yorumu neler?

Bu proje bize savașın sadece silah ile değil psikolojik olarak yürütülmesinin önemini yansıtıyor. Bahsi geçen projenin 80lerde imkansiz olduğu bariz olsada Sscb’yi yoğun baskı altına almıștır. Karșılık bir proje verememek hem psikolojik olarak hemde Dünya üzerindeki etki alanına dair sıkıntılar yașamak demektir. Abd bunu biliyor her türlü psikojik savașı yürütüyordu. Küba’ya yerleștirilen füzeler nasıl Abd’yi baskı altına aldıysa bu projede Rusya’yı öyle baskı altına aldı. Bu tarz psikojik savașlar hala devam etmekte bir çok devlet olmayan teknojileri varmıș gibi yansıtmaktadır. Bunu özellikle Iran ve Kuzey Kore sürekli yapıyor. Çok yönlü savașların yürütüldüğü çağımızda hayal gücünün önemi bariz șekilde ortaya çıkmıștır . Bu tarz düșünceler yerli teknolojilerimizin temelini atmıș insansız silah sistemleri, elektronik harp sistemleri bunun zirvesini göstermiștir bize. Yunanlar yerli teknolojiyi yakın takibe alıp alternatif çözümler üretme yada kopyalama üzerine kafa yormaya bașladılar . Sscb’nin dağılması ile saldırı sistemleri üstünlüğü tamamen Abd’ye geçti bunu uçak ve füze teknolojisinde açık șekilde görebiliyoruz. Buna karșılık Rusya savunma sistemlerine yöneldi bunun da artısını “S” serisi HSSlerinde görüyoruz. Iki devlette operasyonel olmadığı halde bir çok sistemini tanıtırken hem rakibe baskı olușturarak hemde propaganda aracı olacak șekilde açıklamaktadır. Örneğin s400 daha Sahada aktif olarak kullanılmadığı halde en gelişmiș sistem olarak anlatıldı teknik detaylarına baktığımızda alanının en iyisi olduğunu görüyoruz. Yine de Sahada test edilmediği sürece eksileri anlașılmaz. Abd uzay ve uçak teknonileri konusunda Dünya’nın en iyisi bunu f22-f35 serisi uçaklarda gördük. Ancak operasyonel olmadığı halde f-35 hakkında söylenen özellikler dudak uçuklatmaya yetti. Bu da Rusya’yı baskı altina alıp yeni sistemler üretmeye yöneltti işte rekabet ve psikolojik savaș böyle ilerliyor. Türkiye uzayı temele alarak projeler üretmeye bile bașladı unutmayalım istikbal göklerdedir.

One thought on “Gerçek Bilim Kurgu filmi ( Yıldız Savașların Projesi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir