Politika Ve Strateji

Güney Azerbaycan ve Iran politikası


Aras’ı ayırdılar Kum ile doldurdular;
Ben senden ayrılmazdım
Zor ile ayırdılar,
Ay Lâçin, can Lâçin,Men sene kurban Lâçin


1941’de İran Birleşik Krallık ve Sovyetler Birliği tarafından işgal edilip bölünmüştür. 1946’da İran’ın Azerbaycan Bölgesinde Sovyetler Birliği Azerbaycan Millî Hükûmetini kurdurmuştur.Devletin başkanı olarak da büyük Azeri düşünürü Seyit Cafer Pişeveri olmuştur.Ünlü Azeri şairi Muhammed Biriya devletin eğitim bakanı olmuştur.Başkent olarak Tebriz şehri seçilmiştir. Fakat Sovyetler’in Doğu Avrupa’daki çıkarları karşılığında bölgeden geri çekilmesiyle Azerbaycan Millî Hükûmeti Batı Bloku ve İran devletine teslim etmiştir. Sovyetler’in desteği kesilince İran’ın düzenli ordusu karşısında aciz kalan Azeri vatanseverler yine de çatışmış ancak yaptıkları savaşlarında kayıp etmiş ve Seyit Cafer Pişeveri Kuzey Azerbaycan’a gelmiştir ancak 1947 yılında geçirdiği trafik kazası sonucunda hayatını kaybetmiştir. Pehleviler Azerice eğitim veren okulları kapatmıştır( wikipedia)
Bölge nufusu :
Türkler: 25-30 milyon arası
Kürtler: 1.5- 2 milyon arası
Ermeniler: 100 bin kişi civarı
Yüz Ölçümü:
Güney Azerbaycan Bölgesi 170.000 – 220.000 km². Bir sahayı kapsar ve kuzeyde Aras Nehri, güneyde Hamse, doğuda Gilan ve Hazar Denizi, batıda Türkiye ve Irak ile çevirilir.


Cumhur başkanı Recep Tayip ERDOĞAN’ın Bakü’de okuduğu şiir sonrasında tekrar akıllara Güney Azerbaycan neresi? İran neden tepki verdi? ve bu şiir neden okundu ? gibi sorular takılmaya başladı. Bu gün bu şirile aslında ne mesaj verildi bunu anlamaya çalışacağız.
Güney Azerbaycan bölgesi işgal altında tutulan ve neredeyse İran nufusunun yarısına denk gelen nufusa sahip bir bölgedir.
Tabi ki RTE’nin durduk yere seçtiği bir şiir değildir okunan şiir. Siyasette her kelime, her cümle özenle seçilip, süzgeçten geçirilir öyle okunur. Hele ki bu dış siyaseti ilgilendiren bir mevzuysa tamamen kontrol edilir çünkü yanlış kullanılan bir kelime krize sebep olur.
Önce ki yazımızda Azerbaycan- İsrail ilişkilerini inceleyip yorumlarken Azerbaycan’ın savaşı kazanması ile yönünü Güney Azerbaycan’a çevireceğini gayet net ifade etmiştik. Tabiki okunan şiir bunun bir tezahürüdür. Bu süreçte İran en korktuğu şeyi fark etti toprakları içerisindeki Türkler hala milliyetçi duygulara sahip ve Azerbaycan çıkarlarını İran çıkarlarının üstünde tutuyorlar. Onunla birlikte bunu Azerbaycan-Türkiye kardeşliği de gördü. Suudi medyasının ifade ettiği gibi Türkiye’nin dostlarını nasıl koruduğunu Suriye’de, Libya’da, Katar’da ve son olarak Azerbaycan’da gördük.
Bu gibi şeyler devletlerin güvenini tazeleyen öncelikli konuların gündeme gelmesini sağlayan olaylardır. Karabağ mevzusu çözüldüğüne göre Güney Azerbaycan Bölgesi özellikle medya yolu ile gündemde tutulacaktır.

İstihbaratlar ile halk arasında örgütleme çalışmaları yapılacaktır. Bu özellikle Mossad eli ile İran içerisinde yıllardır yapılmaktadır. İsrail ve Azerbaycan dostluğu İran üzerinde ortak çıkarlarla pekişiyor. Özellikle Karabağ savaşında İran’ın Ermenistan’ı yoğun şekilde desteklemesinin en büyük sebebi Güney Azerbaycan bölgesi için bağımsızlık ümidini pekiştirebilme ihtimalidir. Bunun boş bir kaygı olmadığı İran içerisinde yakılan Ermeni ikmal tırları ile ortaya çıktı. Cumhur başkanı şiiri bile- isteye mesaj yollamak için okudu ve şunu dedi :’Biz Güney Azerbaycan bölgesini unutmadık Ey iran elbet ona da sıra gelecek!’
Bir çok düşmanı bulunan İran için kuzeyde yeni bir cephe açılması kesinlikle felaket olur. Özellikle can damarı şu anda Türkiye’nin elinde Türkiye ile yapılan gizli ticaret İran ekonomisini ayakta tutan tek dayanak. Türkiye’nin Ermenistan’a yaptığı izolasyonu İran’a yapması demek İran ekonomisinin neredeyse tamamen durması demektir. Ancak tabi ki böyle bir toprak isteği ve İran’a karşı düşmanca tavırlar alanen yapılmaz zira İran Ermenistan gibi küçük bir devlet değil. İş istikbarat örgütlerinin eline geçmiş durumda. İran’ın zayıflaması ile birlikte Güney Azerbaycan mevzusunun daha fazla konuşulduğunu göreceğiz.
Şu andaki şiirin tek sebebi mevzunun unutulmadığını hatırlatmak ve azda olsa Dünya kamuoyunun bundan haberdar olup konuşulmasını sağlamak. İran gibi bir çok düşmanı olan bir devlet için bu kıvılcım Dünya’da İran’a doğru yol alan ateş demektir.


22 Mayıs 2006 altı yılında bir insan bir haşarat adlı karikatür İran resmi gazetesinde yayınlanmıştır. karikatürde böceklerin çoğalmasını nasıl önleriz? adı altında ırkçı bir yazı yayınlanmıştır. Yazının içeriği ve karikatürdeki böceğin Azerbaycan Türkçesi ile konuşması Türklere karşı ırkçı bir saldırı olduğunu ortaya çıkardı. Bir çok şehirde başlayan gösteriler neticesinde devlet binaları ve gazetenin binası yakıldı. İran polisinin müdahalesi ile 50 ye yakın gösterici hayatını kaybetti. Gazete bir süre kapatıldı ancak bir süre sonra yeniden yayına başladı ve failler serbest bırakıldı. Hala ırkçı yayınlar İran içerisinde devam etmektedir. Böyle bir ortamda yeni büyük isyanlar uzak görünmüyor. Çünkü halk zaten barut gibi patlamaya hazır halde sadece bir kıvılcım bekliyor. MİT etkinliğini Dünya’ya kanıtlamış durumda Mossad ile İran içerisinde yapacakları operasyonların ne derece etkiye sahip olacağını düşünmek zor olmasa gerek. Bunu gören Iran göz dağı vermek ve Türkiye’nin yanlıș düșündüğünü belirtmek için bir çok açıklama yapacaktır. Özellikle halk nezdinde Türkiye’ye karșı nefret ve ön yargı olușturmaya çalıșacaktır. Bunuda en büyük silahı ve düșmanı olan israil üzerinden yapacaktır. Türkiye Ile İsrail iș birliğini öne atıp Islam devletlerinde ve ülkesindeki müslüman kesimde tepki olușturmaya çalıșacaktır. Cumhur başkanının bu şiiri okumasının bir nedeni de Suudi Arabistanla olan yakınlașma olabilir. Bilindiği gibi Suudiler Ypg’ye verilen desteği kesmiș ve uygulanan ambargoyu kaldırmıștır. Tarihsel ve mezhepsel olarak düșman olan bu iki devlet arasındaki sürtüșmeden Suudilere bir jest yapılmak istenmiș olabilir. Suudilerin olușturduğu bloğa Türkiye’nin katılması süpriz olsada imkansız değil Suudiler bunu isteyecek ve dile de getirecektir. Bir çok yerde karșı karșıya gelen ve bölgesel güç olmakta yarıș içinde olan bu iki devlet yine karșı karșıya gelecek gibi duruyor. Özellikle nufus alanı elde etme de büyük rekabet içerisindeler iki devlette diğerini sınırlandırmak için savaș veriyor bakalım karșımıza ne gibi sonuçları çıkacak.
Olacakları önceden yazdığımız Azerbaycan-İsrail ilişkilerini incelediğimiz yazımızı burdan okuyabilirsiniz:
https://www.politikavestrateji.com/azerbaycan-israil-iliskisi/

4 thoughts on “Güney Azerbaycan ve Iran politikası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir