Aydınlık Geleceğe !

Köy Enstitüsü Dosyası: Nasıl Kuruldu?

Türk tarihinde eğitim-öğretim için çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. Bu girişimlere rağmen ne yazık ki Cumhuriyet’in ilan edildiği yıllarda ülkenin eğitim seviyesi oldukça düşüktür. Nüfusun %80’i civarı köylerde yaşarken, ülkenin okur-yazarlık oranı %2 kadar düşük bir oranda kalmıştır. Osmanlı zamanında yalnızca yazdan yaza vergi dönemlerinde akıllara gelen köylü kesimin bilgilenmesi, kendi işlerini yürütebilmesi Cumhuriyet’in kurucu kesimlerince elzem olduğu düşünülmüştür. Atatürk’ün de eğitim ve öğretime verdiği önem doğrultusunda öncülerinden olduğu öğretmen yetiştirme okulları çalışmaları şekil almaya başlamıştır.

Köy Enstitüleri umut oldu – Sözcü Gazetesi

Eğitim Modelleri

1920lerin sonlarında yapılan Harf İnkılabı (1928) ile birlikte halkın da yeni harfleri tanıması ve okuma-yazma öğrenmesi için yeni eğitim modeli adımları atılmış, 1929’da Millet Mektepleri kurulmuştur. Ne yazık ki Millet Mekteplerinden beklenen verim alınamamıştır. Bu girişimin ardından 1932’de de Halkevleri kurularak halkın eğitim ihtiyacı giderilmek istenmiştir. Beklenen verimin alındığı Halkevleri Türkiye geneline yayılmıştır. Kendine has yapısı olan Halkevleri bazı noktalarda Köy Enstitüleri ile benzeşmektedir. Halkevlerinde teorik derslerin yanı sıra güzel sanatlar, köycülük, müze, sanat gibi dersler de verilmekteydi. Türk aydınlanması yolunda güzel adımlardan olan bu kurum 1940ların sonlarına doğru sayılarını arttırarak devam etmişlerdir. Fakat 1950li yıllara gelindiğinde işleyişi durdurulmuştur. Köylerdeki eğitimi arttırmak için bir diğer girişim ise 1936 yılın Köy Eğitmeni Projesi başlamıştır. Öğretmenlerin köylerde çalışma konusundaki çekimser tavırları köylere eğitmen yetiştirme ihtiyacını doğurmuştur. Köylerdeki askerliğini çavuş gibi rütbelerde yapmış gençler Ziraat Bakanlığı’nın ortak girişimiyle Mahmudiye Devlet Üretme Çiftliği’nde yetiştirilerek köylere gönderilmiştir. Bu uygulama da Köy Enstitüleri’nin yolunu kolaylaştırmıştır.

75. Yılında Köy Enstitüleri (17 Nisan 1940 – 2015) – Ankara Politikalar  Merkezi

Kuruluş Sebepleri

Osmanlı yılarlında devletin bütçesinin yarısından fazlasını karşılayan köylü vatandaşlık görevi olarak yaptığı askerlikle devletin fiziki kaynağını da oluşturuyordu. Bunlardan ayrıca devletin yol yapımı ve erzak taşıma gibi angarya olarak adlandırılan işler için sıkça kendi işinden alıkonulması köylünün işlerinin bozulma sebeplerindendir. Bu köylü sorununun önüne geçilebilmesi için eğitimli, güçlü, kendine yetebilen köylü yetiştirilmek istenmiştir.

Bir başka sebep olarak ise kent ve kırsal arasındaki farkın kapatılmak istenmesidir. Sanat, tarih gibi alanlarda Cumhuriyet’in benimsediği anlayışın yerleşmesi için köylünün eğitilmesi büyük bir adım olacaktır. Anadolu’nun zengin tarihi ve bu geçmişten beri ayakta kalan tarihi eser niteliğindeki kalıntılara sahip çıkabilmesi, korunması, gelecek nesillere aktarılabilmesi için bilinçli bir toplum gerekliydi. Halkın dünya ile bağlantısının kurulmasını ve devamını sağlayacak eğitimi vererek entelektüel bir halk inşa etmek de başka bir amaçtı. Yeni kurulan ve gelişme aşamasında olan Türkiye için halkın modern bir gelecek yaratabilmek ve ileride yaşayabileceği sorunlara karşı hazırlıklı olabilmek adına kilit taşı olarak halkın, köylünün eğitimi ön plana çıkmıştır.

Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun 80. Yılı: Bir eğitim efsanesi - Son Dakika  Haberleri Milliyet

Köy Enstitülerinin Kurulması ve Yapısı

Köy Enstitüleri de Türkiye’nin aydınlanması yolunda görülen belki de en etkili eğitim modellerinden biridir. Dönemin Maarif Vekili olan Hasan Ali Yücel, Milli Şef İsmet İnönü gibi devlet büyüklerinin öncülükleriyle 17 Nisan 1940 tarihinde köylerde köylülerden eğitmenler yetiştirilmesi amacıyla Köy Enstitüleri kurulmuştur. Köyün ve köylünün kalkındırılması yönünde meslek edindirme, köydeki ziraat ve tarım işlerini bilinçli yapma çalışmaları da amaçlar arasındadır. Fakat amaçlar arasında en temel olarak görüleni ise Atatürk’ün halkçılık ilkesi doğrultusunda halkın eğitim seviyesini yükseltmek ve aradaki eşitliği sağlamak; halkın politik, ekonomik ve kültürel alanlarda bilgisini yükselterek sosyal yaşama dahil olmasını sağlamak ve belki de en önemlisi kendi haklarıyla ilgili bilinçlerini sağlamaktır. Hali hazırda var olan köy öğretmen okullarından farklı bir çerçevede görülen Köy Enstitülerinin eğitim anlayışı “iş için, iş içinde eğitim” şeklindedir. Köylülerin içerisinden seçilerek bölgeyi tanıyan, köy işlerine alışkın gençlerin yetiştirilmesi üzerine kurulu bir sistem vardır. Köy Enstitülerinin kurulmasını sağlayan Köy Enstitüsü Yasası’nda belirtildiği üzere, kurumlarda yetişen öğretmenler Maarif Vekilliği’nin gönderdiği yerlere gidecek ve oralarda Enstitüde aldığı teorik ve uygulamalı dersleri 20 yıl boyunca öğretirken, üretim faaliyetlerinde de rehberlik etmesi zorunludur. Görev yerlerine varan öğretmenler Maarif Vekilliği tarafından kendilerine verilen aletler yarımlarıyla köylüyle birlikte kendine barınak, köye okul inşa edecek ve orada yaşamaya başlayacaktır.

Köy enstitüleri kapanmasaydı... | TÜRKİYE | DW | 17.04.2020

Köy Enstitülerine gezici müfettişler tarafından birden çok kriteri sağlayarak seçilen öğrenciler yatılı bir şekilde Enstitüye başlamışlardır. Öğrenciler seçilirken köylü olmak, sağlıklı olmak, yaşıtlarına göre daha çok bilgi ve donanıma sahip olmak ve son olarak zeki ve azimli olmak gibi özellikler aranmıştır. Enstitüye seçilen öğrencilerin yalnızca yol masrafları kendilerine ait olmuş, okulla ilgili olan barınma, yeme içme gibi diğer bütün masraflar Enstitüler tarafından karşılanmıştır. Başlangıçta büyük oranda erkek öğrenciler vardır çünkü kız çocuklarının ailelerini ikna etmekte zorlanılmıştır. Fakat ilerleyen süreçte erkek öğrenci sayısına oranla yine oldukça az olsa da kız öğrencilerin sayısında artış görülmüştür. Köy Enstitülerinde başlanan 5 yıllık eğitim sürecinde öğrenciler derslerin yarısını teorik alırken diğer yarısını da sanat ve teknik derslerle geçirmelerini sağlar. İş için, iş içinde eğitim anlayışıyla öğrencilere bölgenin özelliklerine uygun uygulamalı tarım dersleri, sağlık kolu dersleri, sanat, tarih, müzik, balıkçılık, arıcılık, tavukçuluk, dikiş-nakış, marangozluk eğitimi gibi dersler verilmiştir.

Aydınlanma yılları: Köy Enstitüleri

Bu eğitim planı dolayısıyla Enstitülerin kurulduğu yerler de bazı kriterlere sahip olmalıdır ki tarım gibi uygulamalı derslerin yapılabileceği koşullar sağlanmalıdır. Enstitülerin kurulduğu yerlerin ortak özellikleri ise kurulduğu arazinin tarıma elverişli olması, kolay işlenebilir ve bağ bahçe yönünden zengin olması, çevre şehirler açısından merkezi konum teşkil etmesidir. Enstitülere ulaşımın kolay olması açısından ise demiryollarına ve karayollarına yakın bölgeler olması da önemli bir kriterdir.

Türkiye’nin gelişiminde büyük bir etkiye sahip olan Köy Enstitülerinin faaliyette bulunduğu yaklaşık 15 yıl boyunca 17-18 bin civarı öğretmen yetiştirmiştir. Büyük bir eğitim çarkını başlatan Enstitüler köylünün eğitilerek kalkınmasını, işlerini yoluna koymasını sağlarken binlerce gencin de hayatına dokunarak onları eğiterek birer meslek erbabı haline getirmiştir. Köy Enstitüleri bu ülkenin en aydınlık yüzlerindendir…

KAYNAKÇA

“Köye Öğretmen Yetiştirme Yönüyle Köy Enstitüleri”, Mehmet ŞEREN

“Cumhuriyet Dönemi Eğitim Stratejileri”, Kadir Çetin ve H. Ömer Gülseren, Milli Eğitim Dergisi, Sayı 160, Güz 2003

“Köy Enstitüleri”, MEB (http://www.meb.gov.tr/meb/hasanali/egitimekatkilari/koy_enstitu.htm)

“KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ GEREKÇELERİ VE KURULMASINA KAYNAKLIK EDEN MODELLER”, Prof. Dr. Mustafa Özsarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir