Aydınlık Geleceğe !

Kutadgu Bilig’e Göre Liderlik -I-

İlk Türk devletinden itibaren günümüze kadar pek çok güçlü önemli lider yetişmiştir. Tarihte 16 devlet kurmuş olan Türkler binlerce yıldır devlet geleneklerinde liderlerin vasıflarına anlamlar yüklemiştir. Bu liderlerin öncülüğünde kurulan devletlerin olmasının yanı sıra devletlerinin kurulmasından sonra devletlerin yükselmesine ve gelişmesine katkı sunmuşlardır. Türk milleti ilk hükümdarı Mete Han’dan günümüze kadar Attila, Bilge Kağan, Satuk Buğra Han, Gazneli Mahmut, Selçuk Bey, Tuğrul Bey, Sultan Alparslan, Sultan Melikşah, Alaeddin Keykubad, Timurlenk, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet Han, Yavuz Sultan Selim, Kanunî Sultan Süleyman ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi Türk tarihinde büyük devletlerin kurucusu olan, bu devletleri üstün başarılarıyla yöneterek dünyaya hükmeden, olağanüstü yeteneklere sahip liderler çıkarmıştır (Kaya, 2015). Bunların yanı sıra aynı zamanda büyük bilginler de yetiştirmiştir. Harezmi, Biruni, Gazali, İbni Sina, Farabi, Takiyüddin, Ali Kuşcu gibi bilim insanlarının yeri büyüktür. Fakat bu önemli bilginlerden birisi de şüphesiz Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hacib’dir.

2200 Yıllık Türk Devlet Yapısı ve Gücü-Koray Kamacı | Kitap Magazin

“İslami Türk edebiyatının bilinen ilk eseri olan Kutadgu Bilig Hakani Türkçesi ile Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han’a 1069/1070 yıllarında sunulmuştur. Eser Türkçe, Mesnevi formunda ve 6645 beyit olarak kaleme alınmıştır. Nasihatname ve siyasetname niteliğinde olan didaktik bir eserdir. Konusu dört kişi arasında geçen bir münazaraya dayanmaktadır (Şentürk ve Kartal, 2005: 31).”

Sembolik bir eser olan Kutadgu Bilig’de geçen kişiler Kün Togdı (hükümdar) doğru kanunu, Ay Toldı (vezir) saadeti, Ögdilmiş (vezirin oğlu) aklı, Ogdurmuş (zahid) hayatın sonunu yani ölümü temsil etmektedir. Eserde, yönetim makamında bulunan ve bir topluluğa liderlik eden kişilerde olması gereken özellikler gelecek nesillere de ışık tutacak şekilde aktarılmıştır.

Tabgaç Buğra Han’a öğütler vermiş, devletin ne şekilde yönetilmesi gerektiğini, hükümdarın ve halkının nasıl mutlu olacağını anlatmıştır. Liderlik, başarı ve mutluluk ile ilgili öğütler eserin her sayfasına serpiştirilmiştir. Siyasetten felsefeye, tasavvuftan eğitime, yönetim biliminden Türk geleneklerine kadar pek çok alanda görüş, öneri ve öğütler içerir.

Kutatgu Bilig ve Özellikleri- Yusuf Has Hacip - Şişli İMKB Halk Eğitim  Merkezi

Yusuf Has Hacib’e göre bir beyde (Lider) bulunması gereken temel vasıflar kısaca şunlardır: Yiğitlik ve cesaret, bilgelik ve akıllılık, dürüstlük, erdemlilik, asil soydan gelmek, cömertlik, misafirperverlik, adil olmak ve ihtiyatlılıktır.

Lider Her Zaman Adaletli Olmalıdır

Türk tarihine baktığımızda adaletin karşılığı olarak karşımıza “Töre” çıkmaktadır. Töre; hak ve hukuka uygunluk, hak gözetme anlamlarına da gelmektedir. Türk yurdunun devamı ve varlığı için ilk şart “Adalet”, diğerleri ise “Kut” ve “Töre’dir”. Hükümdarın (liderin) en önemli görevi ise “Tengri’den aldığı “Kut” ile Türk töresine uygun bir biçimde yurtta adaleti tesis etmektir (Arsal, 1947: 267).

Kutadgu Bilig’de adalet şu şekilde tasvir edilmektedir: “Bir gümüş taht, bu taht birbirine bağlanmış üçayak üzerinde durur. Elinde büyük bir bıçak tutan hükümdarın (adaletin) solunda acı ot, sağında şeker vardır” (Kafesoğlu, 2005: 246). Elindeki bıçak keskindir. İşleri keser atarım, haklının işini uzatmam. Şekere gelince o, zulme uğrayarak bana gelenler içindir. Acı otu ise adaletten kaçanlar ve zalimler içer…”

Kutadgu Bilig’de adaletle ilgili örnek beyitlerden bazıları şunladır:

“Bey, halka karşı iyi ve adil olursa, onun faydası bütün halka dokunur ve halk mutluluğa kavuşur.”

“Bey, gücün yettiğince kanunu uygula ve halkın hakkını vermeye çalış.”

“Eğer devamlı ve sonsuz beylik istiyorsan, adaletten ayrılma ve halk üzerinde zulmü kaldır.”

Adalet mülkün temelidir” sözü bağlamında Adalet – Mülk ilişkisi – Kur'an'i  Hayat Dergisi

Liderler, idaresi altındakilere zulmetmemeli, âdil davranmalıdırlar. Liderler, herkesin hakkını eşit bir şekilde ve adilane bir anlayışla vermelidirler. Günümüz devlet yöneticileri açısından da değerlendirildiğinde mevcut uygulamalar, kanunlar çerçevesinde olmalıdır. Yöneticiler kanunların kendilerine verdikleri yetki sınırları içerisinde yetkilerini adil bir şekilde kullanmalıdırlar. Aksi takdirde bulunduğu ortamda kaos çıkar bu da başarısızlığa kapı aralar (Aydın ve Kaya, 2016).

Bununla birlikte Mustafa Kemal Atatürk’ün “Adalet mülkün temelidir” sözünü kendisine şiar edinmesi, onun adil bir lider olduğunu ve devlet düzenin adalete bağlı olduğunu bize göstermektedir.

Lider Akıllı ve Bilgili Olmalıdır

İlk Türk devletinden itibaren pek çok bilge devlet adamı ve hükümdarı yetişmiştir. Türk hükümdar (Lider), devlet adamı ve Hatun’a “Bilge” sıfatının verilmesi, “Bilgeliğin” Türk idarecilerinden beklenen başlıca şart olduğunu gösterir (Kafesoğlu, 2005). Göktürk kitabelerinden bildiğimiz dönemin Göktürk Kağanı Bilge Kağan bilge bir lider olarak karşımıza çıkmakla birlikte veziri Tonyukuk da bilge bir devlet adamıdır.

Kutadgu Bilig’de akıllı ve bilgili olmakla ilgili örnek beyitlerden bazıları şunladır:

 “Dünya beylerinden hangisi bilgili olmuşsa, iyi töre koyanlar ve iyilik de ileri gelenler onlar olmuştur.”

“Bey bilgili ve akıllı olması, cömert ve yumuşak huylu da olması gerek.”

“Dünyayı elinde tutan, onu anlayışla tuttu; halka hükmeden, bu işi bilgiyle yaptı.

Kutadgu Bilig’de, liderin (hükümdarın) sahip olması gereken özellikler arasında yukarıdaki beyitlerde görüldüğü üzere “akıllı ve bilgili olmak” ön sıralarda gelmektedir. Günümüz liderlik anlayışı ile Kutadgu Bilig’deki yönetim anlayışı değerlendirildiğinde toplulukların bilgi ve akıl ile bir arada tutulması gerektiği anlayışı ortaya çıkmaktadır.

Yazar ve Eseri İncelemesi - AKIN URUCU
Kırgızistan parasında Yusuf Has Hacib

Lider Fedakâr ve Cömert Olmalıdır

Eski Türk toplumlarında liderler zafer kazanıldığında veya sevinç getiren durumlarda halka açık toylar düzenler şölenler yaparlardı. Bu toylar aracılığıyla hem kendi halkına hem de yabancı konuklara ziyafet vermişlerdir (Kaya ve Akpınar, 2017). Liderin bu ziyafetleri yapmasındaki amaç onun büyüklüğünü ve şanını göstermesiydi. Aynı zamanda bu toylar saygının, sevginin ve birlikteliğin bir göstergesiydi.

Tarih boyunca Türk Milleti cömertliğe çok önem vermiş ve bu vasfı sadece hükümdarlarda değil tüm idarecilerinde görmek istemişlerdir. Yusuf Has Hâcib de bu konuyla ilgili olarak; “cömert olması gereken Bey; aynı zamanda bu özelliğine paralel olarak, dünya malına aldanmadan halkın hayır duasını almalı ve açgözlü de olmamalıdır” der.

Kutadgu Bilig’de fedakâr ve cömert olmakla ilgili örnek beyitlerden bazıları şunladır:

“Sağ elinle kılıç vurup sallarken, sol elinle mal dağıt.”

“Bey gönlünü alçak tutmalı, eli açık olmalı, Merhameti de bunlara uygun olmalı.”

“Bilgili kişi ne der; cimri bir bey memleketine hâkim olamaz.”

“Cömert ol, halka mal dağıt ve yedir; Beyler cimri olursa, adı kötüye çıkar.”

Görüldüğü üzere lider fedakarlıklarda bulunursa halk lideri sever, takdir eder ve yaşatır. Liderini seven bir halk ve halkını seven bir liderin ömrü halkına vazifeyle geçer. Liderin bulunduğu mevkide kendisi zenginlik içinde yaşar halkından bir kişi açlıktan ölüyorsa o kişi lider değildir. Güçlü lider her daim cömert liderdir. Buna en iyi örnek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Zira Atatürk, kendi birikimleriyle birlikte değişik tarihlerde kendisine armağan edilen taşınır taşınmaz bütün mal varlığını milletine armağan etmiştir. Bununla ilgili aşağıdaki anı güzel bir örnek olacaktır.

Bu halk Atatürk ile ilgili olanlara neden şaşırıyor ki?

“Mehtaplı bir yaz sonu gecesi, Mustafa Kemal ve arkadaşları bir yalının önünden geçerken, bahçede, sevinçle bir olayı kutlamakta olan bir kalabalığa rastladılar. Mustafa Kemal kalabalığa doğru yanaştı ve sünnet düğünü olduğunu fark etti. Böylece sünnet düğünü olduğu anlaşılan bu kutlamaya Paşa’nın katılması orada bulunanlar için asla unutulmayacak bir mutluluk olmuştu. Daha sonra Paşa çocukları sevdi, analarını babalarını kutladı; ortalığı bir bayram havası kapladı.

Atatürk bir aralık kalem kâğıt alıp yazdığı bir tezkereyi çocukların babasına şu sözleri de katarak verdi: “Biz düğününüz olduğunu bilseydik tedarikli gelirdik, şimdi yanımızda çocukları sevindirecek bir şey yok. Siz yarın bu kağıtla İş Bankası’na uğrar, sonra çocuklara bizim adımıza birer armağan alırsınız.” Çocukların babası kâğıdı saygı ile eline aldı ve: “Atam, “Alınacak hiçbir armağan sizin imzanızı taşıyan bu kâğıt değerince olmaz; izin verin, biz bunu ailemizin ve çocuklarımızın sonsuz bir övüncü olarak saklayalım,” dedi. Ata, adamın bu ince düşünüşü ve tok gözlülüğünden duygulandı ve şu yanıtı verdi:

Peki, “siz bu kâğıdı saklayın, ama yarın yine de bankaya uğrayın ve çocukları bizim adımıza sevindirin.” dedi (Ağakay, 2013: 11-12).”

KAYNAKÇA

Ağakay, M. A. (2013). Atatürk’ten 20 Anı, Türk Dil Kurumu Yayınları, Baskı 6, Ankara.

Arsal, S. M. (1947). Türk Tarihi ve Hukuk. İstanbul Üniversitesi Yayınları. İstanbul.

Aydın, M ve Kaya, F. (2016). Kutadgu Bilig’e Göre Liderlik Eğitimi. III. Türk Dünyası Araştırmaları Sempozumu. Cild IV. 26-27 Mayıs 2016 Bakü/Azerbaycan.

Kafesoğlu, İ. (2005). Türk Milli Kültürü. Boğaziçi Yayınları. (13.Baskı). İstanbul

Kaya, F ve Akpınar, E. (2017). Kutadgu Bilig’de Türk Yemek Adabı ve Kültürü. Turkish Studies International Periodical For The Languages, Literature And History Of Turkish Or Turkic Volume 12/21, P. 335-348 DOI Number: Http://Dx.Doi.Org/10.7827/Turkishstudies.12094 ISSN: 1308-2140.

Kaya, F. (2015). Kutadgu Bilig’e Göre Liderlik Eğitimi. Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi, İnönü Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Malatya.

Şentürk, A. ve Kartal A. (2005) Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Dergâh Yayınları: İstanbul.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir