Mısır-Türkiye İlișkileri ve Normalleșme Adımları

Mısır ve Türkiye’den yakın zamanda gelen normalleşme sinyallerinin sebepleri ve olası sonuçları üzerinde duracağız. Öncelikle Mısır’a şöyle kaba taslak bir göz atalım:
Devlet başkanı: Abdülfettah es-Sisi
Başkent: Kahire
Nufus:98.42 milyon
Asker sayısı: Yüzde 35’i profesyonel olmak üzere 438 bin asker.
GSYİH: 242.8 Milyar Dolar
Para: Mısır Lirası
Yüz Ölçümü: 1.010.000 Km
Çöl miktarı: Yüz ölçümünün 3/4 oranında
Normalleşme adımlarından önceki durum:

Mısır’da seçimle başa gelen Mursi’nin darbe ile Sisis tarafından indirilmesi iki ülke açısından sıkıntılı günlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Özellikle Arap Baharı adı altında gerçekleşen devrimlerin Müslüman kardeşler hareketi ile özdeşleşmesi ve bu hareketin Türkiye tarafından desteklenmesi Arap Dünyası ile olduğu gibi Mısır ile de ilişkileri etkilemiştir. Mursi’nin devrilip Sisi’nin başa geçmesi Türkiye tarafından çok sert tepki ile karşılandı. Nitekim Rabia hareketi ve doğrudan Mursi’yi destekleyici cümleler iplerin tamamen kopmasına ve Sisi’nin diğer arap devletleri ile Türkiye karşıtı blokta yer almasına sebep olmuştur. Devrim temelde krallıkla yönetilen diğer Arap devletleri için büyük tehdit oluşturmus ve çok sert önlemler alıp uygulamaktan geri kalmamışlardır. Mısır Arap devletleri arasında en güçlü ordulardan birine sahip yani Mısır’ın kaybedilmesi Arap devletleri açısından sonun başlangıcıydı. Bu sebeple Mursi’nin devrilmesi ve dikdatör bir yönetimin gelmesi zorunluydu. BAE ve Suudi Arabistan çok büyük paralar vererek Sisi’yi başa geçirdiler.

Türkiye’nin darbeyi kabul etmemesi ve sürekli gündemde tutması Sisi’yi dahada agresif politikalar itmeye yöneltti buna Mursi’nin idam kararı diyebiliriz. İdam kararının iptal edilmesinde yine Türkiye’nin uluslar arası arenada yoğun baskısı ile oldu. Nitekim Mursi mahkeme salonunda şüpheli bir şekilde öldü. Müslüman kardeşlerinde etkisinin iyice kırılmasına ek olarak Dünya’dan yeterince tepki gelmemesi ile Sisi’nin tahtı kesinlikle bırakmayacağı anlaşıldı. Ayrıca İsrail ve Batılı devletler Müslüman Kardeşler hareketini kendileri açısından tehlikeli gördükleri için çok karşı çıkmadılr darbeye.
Normalleşme adımlarının sebepleri:
1) Sisi’nin gitmeyeceğinin kesinleşmesi.
2) Doğu Akdeniz’de kuşatmanın kırılması ve Yunanistan’ı saf dışı bırakma düşüncesi
3) Arap Dünyası ile normalleşme adımlarının atılması
4) Coğrafyada birlik oluşturma düşüncesi
5) Arap yatırımcıları ülkeye çekme fikri
6) Deniz yetki sınırlandırma anlaşması yapma isteği
7) Mısır’ın ekonomik olarak zor durumda olması ve politik olarak rahatlama isteği
8) Müslüman kardeşler hareketinin hareket alanını sınırlama isteği
9) Bölge açısından Türkiye’nin desteğinin önemli olması
10) Mısır’ı fonlayan devletlerin ılımlı yaklaşımı
11) Türkiye’nin bir çok cephede savaşması ve kazanması
12) Libya gibi önemli konularda iş birliği yapma fikri
13) Yemen savaşında Suudilerin Türkiye’den destek almak istemesi
14) İran’ın etki alanını iyice genişletmesi ile yeni güç dengesi oluşturma isteği
15) Biden’ın başa geçmesi ile Arap Dünyasında meydana gelen panik havası
16) ABD’nin insan hakları ihlalleri ile Mısır’ı eleştirmesi
Daha bir çok sebep sayabiliriz.

Temelde iki devletin ortak çıkarlarının olduğu ortada. Özellikle Doğu Akdeniz Türkiye için en önemli konu oldu . Bu konu için türlü şeyi yapmayı göze almış durumda. Yunanistan’ın Seville haritası Türkiye için felaket demek. Heleki deniz altında bulunan enerji kaynaklarını düşünürsek bir bağımsızlık mücadelesi olmuş durumda. Türkiye yalnız kaldıkça Yunanistan tezlerini daha fazla ülkeye kabul ettirebiliyor. Bu sebeple kıyıdaş ülkelerin Türkiye’yi desteklemesi önemli. Mısır Türkiye ile birlikte en uzun kıyı şeridine sahip. Yunanistan bu harita ile Mısır’ın alanını da gasp ediyor. Ancak Mısır’ın Türkiye karşıtı duruşu bunu göz ardı etmesine sebep oluyor. Son zamanlarda Mısır’ın hidrokarbon arama ruhsatı vermek için açtığı ihalede Türkiye’nın deniz yetki alanına saygı duyması iki ülke açısından benzer düşüncelerin hakim olduğunu gösterdi bizlere nitekim görüşemeler ardından başladı. Mısır normalleşme adımlarının devamı için Türkiye’den Müslüman kardeşler hareketine desteğini azaltması ve bölgesel konularda daha sakin politika izlemesini isteyecektir.

Çünkü Libyada Türkiye’nin desteklediği hükümetin başa geçmesi hala Mısır içerisindeki Mursi yanlılarını ayakta tutuyor. Demokratik hükümetlerin başa geçip , darbeci generallerin devrilmesi diğer Arap ülkeleri açısından da sıkıntı oluşturuyor. Tabiki Mısır’da içerisindeki devrimcileri destekleyen Türkiye’yi dibinde istemeyecektir. Libya’ya üs kuran Türkiye’nin ordan çıkması artık ihtimal dışı. Müalüman kardeşlerin zaten şu anda etkisinin azaldığını düşünürsek iki ülke için normalleşme adımları hızlı şekilde geçilecektir. Ancak ileriki bir zamanda yeniden rejim değiştirme devrimlerinin geldiğini görebiliriz. Biden başa geçmeden sinyallerini Türkiye üzerinden vermişti. Mısır hidrokarbon bulsa bile Türkiye’den izin almadan bunu pazarlayamaz yani bir bakıma iki ülkede bir birine mecbur kaldı. Mısır Doğu Akdeniz’den daha fazla pay istiyor ancak bu öcelikli hedefi değil. Öncelikli hedefi Sisi’nin yerini sağlamlaştırması ve tehlikeleri saf dışı etmesi. Yani ona güvenliğini verirseniz o zaman size daha fazla yaklaşacak ve daha fazla alan verene yüzünü dönecektir. Mısır’ın yüzünü Türkiye’ye dönmesi ile Yunanistan zaten sınırı olmayan Doğu Akdeniz’den tamamen çıkacak ve gasp etmeye çalıştığı alanları terk etmek zorunda kalacaktır. Özellikle İsrail’in de Türkiye ile yetki alanı imzalama fikri iyice Yunanistan’ı köşeye sıkıştırıyor. Bu şekilde dengelerin değişmesinin en önemli sebebi Türkiye’nin kesinlikle geri adım atmaması ve gerekirse savaşacağını göstermesi etkili oldu. Bölge devletleri o yatakları işletmek ve satmak istiyorsa Türkiye ile anlaşmak zorunda. Hem haklarını gaspeden hemde güç olarak daha küçük bir Yunanistan’dan yana durmaktansa Türkiye daha cazip geliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir