Orta Asya’da Eksen Kayması mı Yașanıyor?

Bu yazımızda Orta Asya’da artan Rus etkisinden çıkma düşüncesi ve bölgeye olası etkilerini ele alacağız.

Petro ile başlayan işgal politikası meyvesini Türkistan’ın işgali ile göstermiştir. 19.YYda İngiltere ile bölgede nüfus mücadelesi yaşanmıştır. Çar 2. Aleksander bölgede büyük başarılar kazanmıştır. 1907 yılında Rusya Afganistan’ın İngiltere’ye ait olduğunu kabul etmiş ama karşılık olarak Türki Cumhuriyetlerini kendisine bağlamıştır. Yani 3 asırdan uzun bir süredir bu bölgede Rus hakimiyeti vardır.30 Aralık 1922 yılında Sovyetler Birliğinin kurulması ile başlayan asimilasyon ve Ruslaştırma çalışmaları 26 Aralık 1991 yılına kadar devam etti.


Sovyetlerin dağılması ile bölge halkı bir anda boşluğa düştü. Hem kültürel hem siyasi alanda hareket etme ihtiyacı ortaya çıktı. Bağımsızlık ve millet olgusu oturtulmaya çalışıldı. Bir anda etkisinden çıkması imkansızdır. Halkın ve devletin politik olarak güçlenmeden güçlü müttefikler bulmadan Rus etkisinden çıkması imkansız gibi duruyor. Yılların verdiği bir korku politikası var her an Rusların gelip aynı şeyleri yaşatabilmesi kaygısı duruyor.

Orta Asya Türk Cumhuriyetlerindeki bağımsız politikalarının artmaya ve eksen değişikliği yaşadıklarını görüyoruz. Türkiye ile yaşanan yakınlaşma sinyalleri ve Batı’nın ilgisinin bu bölgeye kayması en büyük sebebi bu durumun. Uzun yıllar Rus etkisinin bölgede hissedilmesi kültür ve sosyal alanda büyük değişiklikler yaşattı. Özellikle asimile etme politikası yoğun olarak bu bölgelerde yaşandı. Dini konulardan başlanıp dil, ırk bilinci, tarih ve bayramlara kadar geniş bir alanda asimilasyon politikası yürütüldü. Bunun neticesinde bölge halkı Rus etkisinde kaldı.
Şimdi dayanak noktası olarak Türkiye bölgeye girmeye başladı. Önceden nezaketen ifade edilen biz aynı ırktanız birlikte olmalıyız gibi cümleler sağlam dayanaklara oturtulmaya başlandı.

Türk Konseyi başlarda cılız bir hareket gibi dururken etkisini şimdilerde göstermeye başladı. Doğrudan bir birliğin içinde olunması ve birlik içerisindeki iki devletin bir arada durup yıllardır çözülemeyen bir sorunu askeri olarak Rusya’ya rağmen halletmesi özgüven kazandırdı.Öncesinde yerleşen Rusya istediğini yapar düşüncesi yerini demek ki birlikte hareket edilirse onlarda yenilebilir anlayışına bıraktı. Tabi ki birde gelişmiş ordu ve teknolojik imkanları ile Rusya’yı dengeleyen Türkiye’nin birlikte olması bir başka neden olarak duruyor. Türkiye’nin en büyük ekonomiler arasına girme düşüncesi de birlik için çok önemli bir yerde duruyor. Büyük ekonomi olabilmeniz için yatırım yapmanız gerekiyor. İlk bakacağınız bölge tabi ki yakın olduğunuz size kolaylık sağlayacak bölgeler olacaktır.

Macaristan Ankara Büyük Elçisi Viktor MATTİS:’ Türkiye bir kaç yıl içerisinde En büyük 10 ekonomi arasında olacak.’ Sözü de diğer ülkelerin ilgisinin Türk Konseyine kaymasına sebep oluyor. Macaristan konseye gözlem ortağı olarak katılırken Türkiye’nin Avrupa içerisindeki en büyük destekçilerinden biri olarak her türlü zorluğa göğüs geriyor

Bir çok sahada Rusya’yı püskürtmesi ve müttefiklerini her şeye rağmen koruyacağı bilinci ayrı bir dayanak noktası oluyor. Önceki yazılarımızda yeni anlaşmalar ile Türkiye’nin bölgede daha aktif olacağını söylemiştik. Askeri iş birliği anlaşmaları yapılmaya başlandı. Son olarak Kazakistan’ın Latin alfabesine geçme kararı artık Rus etkisinden sıyrılma düşüncesinin ne kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor. Karabağ zaferi ile bölge halkı daha güçlü hissetmeye başladı. Soy adlarda ve isimlerdeki Rus etkisi de atılmaya başlanacaktır. Rusya, Türki Cumhuriyetlerin Türkiye ile bağının kopması için bir çok hamle yaparak tarih, dil ve inançlarda kopmalar olsun istemiştir. Ancak değişen Dünya düzeni ve globalleşen Dünyada 17.yydaki etkisini yitirmiştir bu tarz hamleler. Çünkü artık saniyeler içerisinde halklar iletişim kurup örgütlenebiliyor yada araştırabiliyor.
Sonrasında bölgede üs kurma, ortak tatbikat, kültürel yatırımlar gibi hamleler gelebilir. Tabi ki buna karşılık Rusya daha agresif politikalar yürütecektir. Diğer cephelerden harekete geçip Türkiye’nin ilgisini dağıtma ve istihbarat ile Türk etkisini kırmaya çalışacaktır. Yönetimdeki kişileri halk hareketleri ve darbelerle tehdit edecektir. Rusya etkisi ordu içerisinde halen çok fazla. Yani Türkiye bölgede etkili olmak istiyorsa öncelikle diğer bölgelerde sağlam durmalı ve istihbarat ile Rus etkisini zayıflatmalıdır.

Rusya bu bölgeleri kesinlikle kaybetmek istemiyor. Hem doğal kaynaklar olarak hem Çin, Hindistan ile bağlantısı olarak hem de kıskaca alınma korkusu ile bölgeye çok değer veriyor. Avrupa, Kafkaslarda Gürcistan, Azerbaycan Orta Asya da Türkiye tarafından çevrelenmiş oluyor. Müttefikleri ile bağlantısı tamamen kopmuş oluyor ve kendi bölgesine kapanmış oluyor. Böyle bir senaryoda iki seçeneği kalıyor ya yıkılacak yada Türkiye ve Batıya bağımlı olacak. Kısacası bu yıl çok hareketli geçebilir. Hazır mıyız???

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir