Politika Ve Strateji

Rusya’nın Kafkasya Politikası ve Türk Bloğu

Giriş:

SSCB’nin dağılmasından sonra Rusya, tıpkı Birinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi, Azerbaycan’ın yokluğunu derinden hissetti. Hepimizin bildiği sıcak denizlere inme politikaları -Kafkasya, Azerbaycan olmadan düşünülemezdi bile- ve Azerbaycanın sahip olduğu enerji kaynakları Azerbaycan’ı Rusya’nın vazgeçilmezi haline getirmişti. Her ne kadar bu problem Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde Azerbaycan’ı tekrar işgal ederek çözülmüş olsa da, SSCB dağıldıktan sonra böyle bir çözüme gitmek olanaksızdı.

Bu probleme alternatif bir çözüm olarak Rusya, SSCB’nin dağılmasından sonra beliren yeni ülkelerde ( Ukrayna, Beyaz Rusya, Azerbaycan, Gürcistan vs.) baş gösteren siyasal iktidasızlık problemininden sonuna kadar faydanlanmayı, bu ülkeleri ekonomik ve siyasi açıdan sınırlamayı amaçlamıştır.

Azerbaycan’ın yönetiminde Rus Etkisi:

Azerbaycan bağımsızlığını ilan ettikten sonra bu bölgede Ruslar, büyük projelerle ülkenin politikasında söz sahibi olmuş, gerektiğinde Azerbaycan Türkleri’ni sınırlamışlardı. Kaldı ki SSCB dönemini düşünürsek Azerbaycan’ın Türkiye ya da İran ile herhangi bir ekonomik ilişkisi olmamıştı. Artık hepimizin iyi bildiği şu “ekonomisini doğalgaz ve petrol gibi kaynaklarla kalkındırmaya çalışan ülkelerde ortaya çıkan siyasi ve idari problemler ” meselesi de tüm bunlara eklenince -Azerbaycan, ekonomisinin yüzde doksanını petrol ve doğalgazdan sağlıyor, bölgede tahminen iki yüz yetmiş milyar varil petrol var.- sonuç kaçınılmaz oldu.

Tabii, Azerbaycan’ın yönetimine doğrudan bir Rus müdahalesi var mı, sorusunu cevaplayabilmek için; Azerbaycan’ın ilk üç cumhurbaşkanını incelememiz yeterlidir.

-Fakat şu asla gözardı edilmemelidir, nasıl ki Osmanlı yıkıldıktan sonra yönetimin birçok noktasında sadece isim değişikliği olduysa, Azerbaycanda’da öyle olmuştur. Ek olarak, Osmanlı gibi, yıkılacağının sinyallerini veren, içerisinde yüzyıllar boyu gelişmiş ve evrilmiş batıcıl görüşleri besleyen bir devlete karşılık; Azerbaycan, sosyalist düşüncenin bireyleri monotonluğa hapsettiği bir duruşta yıllar geçirmiştir. Her iki devlette de başlangıçta geçmişin izleri olduysa da, Türkiye ve Azerbaycan arasında dağlar kadar fark vardır.-

Azerbaycan’ın Cumhurbaşkanları:

Azerbaycan özgürlüğüne kavuşmuş olsa da, Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin son cumhurbaşkanı Ayaz Muttalibov, görevine devam ederek aynı zamanda Azerbaycan’ın birinci cumhurbaşkanı olmuştur. Rus yanlısı siyasetçi, Türk bloğunu gözardı ederek Rusya ve İran’a odaklanmıştır. 1992’nin Şubat ayında Ermenistan tarafından gerçekleştirilen Hocalı Katliamı’nın üzerine eleştirilerin oldağı olan Muttalibov, 1992 mayısında istifa etmiştir.

Aslında bize yanlışmış gibi gelse de -çünkü Osmanlı yıkılırken bile içerisinde onlarca farklı ideoloji ve tip barındırıyordu- o dönemde tüm siyasi kesim Azerbaycan Komunist Partisi’ne üyeydi. Görüş ikililiğinin hainlik kabul edildiği bu ülkelerde, neredeyse herkes Sovyet-Rus etkisi altında yaşlanmıştı.

Bir aylık geçici hükümetten sonra göreve gelen Ebulfez Elçibey, milli ve demokratik çıkarları ön planda tutan, Türk yanlısı bir cumhurbaşkanı proflili çizmiştir. Kasım 1993’te Anıtkabir’i ziyaret edip, ziyaretçi defterine “Ey böyük Türk’ün böyük komutanı…” ile başlayan bir yazı da yazmış olan Elçibey, 4 Haziran 1993’te Gence’de başlayan bir ayaklanma sonucunda görevini Haydar Aliyev’e bırakmıştır. Bu ayaklanmayı Aliyev, bizzat desteklemiştir.

Haydar Aliyev, parlak bir SSCB geçmişiyle*, Rusya’nın kuruculuğunu yaptığı -SSCB’deki 15 devletin 9’unu bulunduran yeni birleşim- Bağımsız Devletler Topluluğu’na (BDT) katılmasıyla açık bir şekilde Rus yanlısı olduğunu göstermişti. Fakat Rusya’nın Ermenistan’ı silahlandırıyor olması, uzun vadede de olsa Azerbaycan’ı Türk bloğuna yakınlaştırdı.**

Sonuç olarak; Rusya’nın Kafkasya’da varlık gösterme deneyleri, gerçekleştirdikleri darbe ve siyasal baskılarla birlikte, Azerbaycan’ı Türkiye’ye yakınlaştırmıştır. Rusya’yı bu kadar kızdıran şey, güney sınırlarında ekonomik açıdan Kafkasya’nın açık ara en güçlüsü Azerbaycan’ı batıcıl politikalardan uzak tutamamalarıdır.

Kafkasya’yı Ermenistan vasıtasıyla kontrol etmeye çalışan Rusya, bu sefer karşısında Türkiye’yi de buldu***. Yapılan anlaşmalar ve projelerle Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin güçlenmesini bir tehdit olarak kabul eden Rusya, Ermenistan’ı desteklemeye devam etmektedir.

Bu başlık altında son olarak, Rusya’nın Azerbaycan’ın üzerinde hâlâ dominant olduğunu belirtelim. Rusya’nın Azerbaycan ile ticaret hacminin çok yüksek olduğu****, Azerbaycan’ın siyasi ve idari geleneklerinin hâlâ SSCB etkisi altında olduğu, Azerbaycan’da Rus kanallarının(TV) , Rus okullarının, Rus gazetelerinin Azerbaycan Türkleri’nin sosyal hayatlarına entegre olduğu, sayıları milyonu aşkın Azerbaycan Türkü’nün Rusya’da çalıştığı (Azerbaycan nüfusunun yüzde onundan fazlasıdır bu sayı) bir gerçektir. Ayrıca Putin’in siyasi güce sahip birçok ahbabının Azerbaycan’da bulunduğu söylenmektedir.

Türkiye- Azerbaycan İlişkileri:

Azerbaycan, 30 Ağustos 1991’de SSCB’den ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiştir. Türkiye, 9 Kasım 1991’de Azerbaycan’ı tanıyan ilk devlet olmuştur. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler ise 14 Ocak 1992’de kurulmuştur. Türkiye’nin Nahçıvan ve Gence’de, Azerbaycan’ın da İstanbul, Ankara ve Kars’ta Başkonsoloslukları bulunmakta. Ayrıca iki ülke arasında imzalanan birçok sözleşme ve protokol bulunmaktadır.

Türkiye ile Azerbaycan arasında imzalanan sözleşme ve protokoller ekte bulunmaktadır.

İki ülke arasındaki ilişkiler, aslında 1918 yılında Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kurulduğunda başlamıştı. Osmanlı, Kafkasya bölgesindeki Azerbaycan Türkleri’ni, Rus istilasından korumuştu. Fakat Osmanlı, Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisinden sonra kazanan devletlere tekrardan savaşa girince, Sovyet hükümeti ile müttefiklik durumuna geçti. Dolayısla bölgeden çekilmek durumunda kaldı. Ek olarak, Azerbaycan’ın da Kurtuluş Savaşı’nda (War of Liberation) Türklere yardım ettiği de herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Ayrıca, bilinenin aksine Azerbaycan tarafından -henüz- tanınmamış olsa da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti tarafından tanınmıştır.

Karabağ Savaşı:

1986’da Ermenistan’ın, resmen Azerbaycan’ın toprağı olarak kabul edilen Nahçıvan ve Dağlık Karabağ bölgelerine saldırması suretiyle başlayan savaştır. Ermenistan’ın işgal bölgesindeki yerel halka zulmettiği ve diplomatik çözüme asla yanaşmadığı bu kriz, günümüzde de devam etmektedir. *****

Bu süreçte Türkiye, defalarca kez “Azerbaycan nasıl isterse o şekilde” Azerbaycan’ın yanında olduğunu belli etmiştir. Buna ek olarak fiilen de Ermenistan sınırını kapatmıştır.

Azerbaycan ile Türkiye Arasındaki Ekonomik İşbirliği ve Gürcistan’ın Konumu

BTC Boru Hattı:

Azerbaycan’ı Bakü-Novorossiysk boru hattına bağımlılıktan kurtarıp başka gelir kaynakları sağlayan, bununla beraber Gürcistan’a da transit geçiş ücretleriyle yeni bir kapı aralayan Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı; bir petrol taşıma projesinden çok, ekonomik bağımsızlaşma hareketidir. 2006’da faaliyete geçen BTC boru hattı, Sangaçal’dan gelen petrolü Ceyhan limanına aktarmaktadır. 1768 km uzunluğuna sahip projenin 1076 km kadarlık kısmı Türkiye’den geçmektedir. BTC boru hattı her ne kadar lokal bir proje gibi gözükse de, British Petroleum(BP), TOTAL gibi ciddi partnerlere sahiptir. Bu projenin %25’lik hissesi Azerbaycan enerji devi SOCAR’a, %6,53’lük hissesi ise TPAO’ya aittir.

Bakü-Novorossiysk boru hattı ve BTC
Author: Thomas Blomberg

We took a screenshot because the links are did not work.

Bağımsız Devletler Topluluğu ve Avrupa Pazarı:

Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye’nin ortak hareket etmesi, aslında bir çeşit kazan-kazan durumudur. Coğrafi şartlar, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan bloğunu Bağımsız Devletler Topluluğu ve Avrupa pazarı arasındaki köprü durumuna getirmiştir. Bu üç ülkenin birlikteliği, Azerbaycan ve Gürcistan için Avrupa pazarına; Türkiye için de BDT pazarına giriş demektir.

Sonuç:

Başlangıçta her açıdan bir boşluğa bırakılan Kafkasya’da ne ABD ne de Rusya doğru yaklaşımlarda bulunabilmiştir. Gerek Rus bloğunun önce siyasi ve ekonomik, sonra da askeri zoru; gerek Avrupa bloğunun Türkiye’yi Kafkasya’da zayıf kılmak için başvurduğu soykırım meselesi ve MTU problemi* gerekli dönütleri vermemiştir.

Rusya’nın içerisinde bulunduğu her konuda çekingen davranan Batı Bloğu, Türkiye’yi her açıdan yalnız bırakarak başlangıçta başarıyormuş gibi gözükse de; Türkiye’nin kendi savunma sanayisinin güçlenmesine ve bu politik boşlukta son derece cesur bir duruş göstermesine sebebiyet vererek vasatın altında bir performans sergilemişlerdir.

Türkiye; Ukrayna’nın Kırım meselesini, bu krizin zamanında SSCB adı altında bulunan devletlerde yarattığı endişeyi, Azerbaycan’ın sahip olduğu enerjinin siyasi ve güvenlik boyutunu çok iyi anlamış ve buna göre davranmıştır. 2020 yılından bahsederken Türkiye için “bölgesel bir süpergüç” tabirini kullanmamızın esas sebebi; gerek güneyde Libya’nın, gerek kuzeyde Ukrayna’nın, Kafkasya’da Azerbaycan ve Gürcistan’ın endişelerini; batıda Yunanistan’ın, güneydoğuda Suriye’deki ve Irak’taki terör örgütlerinin, doğuda Ermenistan’ın amacını çok iyi anlıyor ve buna göre davranıyor olmasıdır.

-Yusuf Çağrı

*Haydar Aliyev’in 20 yılı aşkın KGB tecrübesi bulunmaktadır. Kendisi hakkında daha fazla bilgi için Kaynakça’ya göz atınız.

**Bu noktada, KGB geçmişinden dolayı Putin’den birkaç kez uyarı almış Aliyev’in hareket alanının çok kısıtlı olduğunu hatırlatalım.

*** Askeri gücünü 2018’den bugüne katbekat güçlendirmiş Türkiye, gerek çoğu ekipman ve araçta yüzde yüz üretimiyle -satarken başka ülkelerden izin almamasını sağlıyor- gerekse Libya’da savaşın yönünü değiştiren caydırıcı SİHA’ları ile, Rusya için haddi sayılır bir problem teşkil etmekte.

**** Türkiye’den de yüksek.

***** Bu makaleyi yazdığım sırada Azerbaycan ordusu, Dağlık Karabağ’da birçok stratejik noktayı ele geçirdi. Karabağ Azerbaycan Türkleri’nindir!

****** MTU, bir ağır motor markasıdır. Jetlerin ve ağır-hafif zırhlı araçların motorlarını yapan bu marka,Fırtına t-155 tipi otomatik top(stringer) modelinin motorunu yapmıştır. Türkiye’nin Karabağ meselesi üzerine Azerbaycan’a t-155 yollamasına MTU engel olmuştur. Bir benzeri de -yine Alman- Leopard tankları için olmuştur. Bildiğiniz üzere bu tanklar Suriye’de kullanılamıyor.

Azerbaycan ve Türkiye Arasında İmzalanan Bazı Sözleşmeler ve Protokoller:
  1. Türkiye, Azerbaycan Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması, (2 Ocak 1992)
  2. Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Dostluk, İşbirliği ve İyi Komşuluk Anlaşması, (24 Ocak 1992)
  3. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Eğitim, Kültür ve Haberleşme Anlaşması, (6 Mart 1993)
  4. Bilimsel, Teknik, Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Alanlarda İşbirliği Anlaşması, (9 Şubat 1994)
  5. Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması, (4 Nisan 1994)
  6. Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması, (9 Nisan 1994)
  7. Türkiye, Azerbaycan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi, (17 Temmuz 1998)
  8. Türkiye, Azerbaycan Arasında Çevre Koruma Alanında İşbirliği Anlaşması, (14 Ekim 2004)
  9. Türkiye Cumhuriyeti Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ile Azerbaycan Cumhuriyeti Aile, Kadın ve Çocuk Sorunlarından Sorumlu Devlet Komitesi Arasında İşbirliği Muhtırası, (4 Şubat 2008)
  10. Türkiye, Azerbaycan Uzun Vadeli Ekonomik ve Ticari İşbirliği Programı ve İcra Planının Onaylanması, (18 Şubat 2008)
  11. Türkiye-Azerbaycan Stratejik İşbirliği Antlaşması, (16 Ağustos 2010)

Azerbaycan-Türkiye arasında imzalanan bazı sözleşmeler ve protokoller, adlı bölüm Wikipedia, Azerbaycan-Türkiye İlişkileri‘nden alıntıdır. Bağlantı aşağıda mevcuttur.

Kaynakça:

Wikipedia, Azerbaycan- Türkiye İlişkileri https://tr.wikipedia.org/wiki/Azerbaycan-T%C3%BCrkiye_ili%C5%9Fkileri#cite_note-10

MFA, Türkiye- Azerbaycan Siyasi İlişkileri

Dr.Mikail Elnur Hasan, Türkiye Azerbaycan İlişkileri

Prof. Dr. Musa Gasimov, Rusya’nın Azerbaycan Politikası -Çeviri: Nazim Cafersoy-

Dr. Hattem Cabbarlı, Azerbaycan ve Türkiye’nin Askeri İşbirliği ve Güvenlik Politikası

Doç. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Ankara-Bakü Güvenlik Hattı

Wikipedia, Haydar Aliyev https://tr.wikipedia.org/wiki/Haydar_Aliyev

Wikipedia, Bağımsız Devletler Topluluğu https://tr.wikipedia.org/wiki/Ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1z_Devletler_Toplulu%C4%9Fu

Wikipedia, İlham Aliyev https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lham_Aliyev

Wikipedia, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti https://tr.wikipedia.org/wiki/Azerbaycan_Demokratik_Cumhuriyeti

Wikipedia, Bakü- Novorossiysk boru hattı https://tr.wikipedia.org/wiki/Bak%C3%BC-Novorossiysk_Petrol_Boru_Hatt%C4%B1

Wikipedia, Ayaz Muttalibov https://tr.wikipedia.org/wiki/Ayaz_Mutallibov

Wikipedia, Ebulfez Elçibey https://tr.wikipedia.org/wiki/Ebulfez_El%C3%A7ibey

Dipnot: Kaynakça’daki makalelerin bağlantılarında bir sorun var gibi gözüküyor, makalelere doğrudan ulaşabilmek için bizimle iletişime geçiniz.

2 thoughts on “Rusya’nın Kafkasya Politikası ve Türk Bloğu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir