Politika Ve Strateji

SOVYET KALKANI: S-400

2020 dünyasında emperyalist ülkeler, kendilerine ait terör örgütlerini, hem siyasi hem de ekonomik taleplerini elde etmek için kullanıyorlar. Terör örgütlerini anakara sahibi olan ülkelerin sınır güvenliğini tehdit edecek ya da yönetici kimselerin tutarlılığını ortadan kaldıracak şekilde yönlendirmek, son zamanlarda birçok ülkede gördüğümüz bir yöntem. 1970’li yıllarda birçok kez gördüğümüz “yatırım teklif et- borçlandır ve kullan”* tekniği ise popülerliğini tamamen kaybetmiş durumda.

Bir çerçeve olarak Orta Doğu ve Anadolu coğrafyasını ele aldığımızda Türkiye, savaşın eksik olmadığı bu toprakların en büyük gücü olmakla birlikte, NATO’nun da en güçlü ordularından biri. Öte yandan hava savunma sistemi Türkiye için bir süredir ciddi bir problem. Unutmamak gerekir ki, Türkiye’nin komşularında bilfiil savunma sistemi, tank ve motorize, ağır silah ve uçak desteği alan teröristler kol geziyor. Kanımızca gereği neyse acilen yapılmalı; gerek sınırlarımız dahilinde gerekse sınırdışı operasyonlarında askerimiz, tırnağı dahi incinmeden evine dönebilmeli. Türkiye’nin NATO Daimi Büyükelçisi Öztürk, meseleyi genel hatlarıyla şöyle çiziyor:

”Bilhassa 2014’ten bu yana Rusya’nın Kırım’ı yasa dışı ilhakı, Suriye’de devam eden kriz ve çatışma ortamı, Libya ile Körfez bölgesindeki sıkıntılar ve küresel boyuttaki diğer birçok sorun nedeniyle Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenlik ve savunma ortamı çok değişti.”

“Böyle bir dünyada ülkelerin öncellikle kendi dirençlerini ve güçlerini çok iyi takviye etmeleri lazım. Bunun ötesinde ittifaklar, dostluklar ve kurulan sıkı müttefiklik ilişkileri de önem taşıyor. Bu bağlamda NATO da Türkiye’nin büyük itibar gördüğü ve istifade ettiği bir teşkilattır.”

Sorun belliydi, karar ise kesindi. Hava savunma sistemi alınmalıydı. Çünkü Türkiye’nin konu üzerinde pek bilgi birikimi yoktu, ayrıca teknolojisi de böyle bir sistem için yetersizdi. Her ne kadar ABD’den böyle bir talebimiz olsa da, güzel dönütler alamamıştık. Nedeniyse Türkiye’nin hava savunma sistemi satın almasındaki sebep kadar açık. Birileri bizim elimizi güçlendirmek istemiyordu.

Tabii ABD dışında başka ülkelerle de görüşüldü. Rusya, Türkiye’nin güvenlik endişesini anladığını her fırsatta belli ediyordu. ABD’nin vurdumduymaz tavırları ve çelişkili ifadelerini de hesaba kattığımızda, Türkiye için S-400; sadece birkaç adım uzaktaydı.Tercih sebebimiz S-400’ün başarılı bir sistem olmasının yanısıra ilgili noktalara gerekli mesajı vermek idi. Bildiğiniz üzere sistemlerin entegrasyonu da çok mühim. Bu noktada yapılan Sovyet**sistemi tercihi; geleceğe dönük yatırımların acaba bu yönde olacağına dair bir işaret mi, bilemiyoruz. Fakat ihtimali bile tedirgin etmiş olsa gerek; ABD, parasını dahi ödediğimiz F-35’lerin Türkiye’ye verilmeyeceğini açıkladı.

S serisi, Sovyet Rusya’nın soğuk savaş döneminde üretime başladığı füze ile savunma sistemidir. Sistemin 4.serisi olan s-400; seyir füzelerini, balistik füzeleri ve hava araçlarını  imha etme potansiyeline sahip. Sistem, her biri farklı görevlere sahip dört farklı aracın birbirleriyle uyum içinde hareket etmesiyle çalışıyor ve aynı anda 80 hava unsurunu vurabiliyor.

S-400 sistemi böyle çalışıyor.

Dört parçadan oluşan S400 sisteminde,uzun menzilli izleme radarı hava tehditine ait konum verilerini en fırlatma aracına gönderiyor; fırlatma aracı hedefe kilitlenip her bir hedef için iki füze ateşliyor; angajman aracı bu füzeleri hedefin verileriyle senkronize ediyor, böylece füzeleri en iyi şekilde yönlendirmiş oluyor; komuta aracı ise bu süreci yönetiyor.

S-300, S-400 hava savunma sistemine sahip ülkeler haritası

Haritadan da görebileceğiniz üzere S-300 kullanan NATO ülkeleri mevcut. Bu ülkeler komşumuz Yunanistan, Slovakya ve bir diğer komşumuz Bulgaristan. S-400’e sahip ülkeler ise Rusya, Çin, Belarus ve Türkiye. Türkiye, S-400’e sahip tek NATO ülkesi.  S-400’ün S-300’den farkı ise S-400’ün yeni nesil uçakları da vurabiliyor olması.

ABD’nin S-400 almamızdan rahatsız olmasının birkaç nedeni olabilir. Örneğin kendi beslediği örgütlerin de bulunduğu Orta Doğu’da Türkiye’nin güç kazanmasını istemiyor olabilir. S-400 sistemini F-35’lere karşı test etmek/ettirmek istemiyor olabilir ya da her ikisine sahip bir Türkiye yerine ABD ile kısmen daha iyi ilişkileri olan bir ülkenin bölgenin başat gücü kalmasını istiyor olabilir.

Tüm NATO ülkeleri bir yana dursun, Türkiye gerek operasyonel gücü ile gerek jeopolitik konumu ile tüm teknolojilerin en iyisini hakediyor. Dolayısıyla eğer F-35 alınmayacak ise, ABD’ye ödediğimiz parayla neler alınabileceği bambaşka bir konu. Her halükarda ülkemizin hava kuvveti, çevremizdeki güçleri dikkate aldığımızda yeniliğe muhtaç gibi görünüyor. İnsanlığın Çin Virüsü ile uğraştığı şu dönemlerde önceliğimiz olmasa da, yakın gelecekte atılacak yeni adımları hep birlikte göreceğiz.

-Yusuf Çağrı

*ABD bu stratejiyi birçok Güney Amerika ülkesinde ve Suudi Arabistan gibi başka ülkelerde sıklıkla kullandı. Ana mantık, ihtiyaçları olan alanda ülkelere yüklü yatırımlar öneren projeler yapıp ülkeleri kendilerine borçlandırmaktan ibaretti. Bu sayede ABD, yatırım yapılan ülkenin doğal kaynaklarını ya da stratejik noktalarını kullanıyordu. Hedef ülke yatırımları kabul etmez ise illegal yollara başvuruluyor, liderler çoğunlukla öldürülüyordu.

**Bu sistem, soğuk savaş zamanında Sovyet Rusya tarafından üretilmiştir.

Kaynakça:

Köşe Yazısı:
Hakan Çelik: S-400 Meselesi

Website:

BBC, S-400
AA, S-400 teslimatı
CNN, S-400 bir NATO meselesi değildir
Vikipedi, S-400

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir