Politika Ve Strateji

Türkiye’nin Yardım Politikaları

Yardım:
Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet.

İnsanoğlu için küresel krizler, her daim yeni başlangıçlar için yeni fırsatlar doğurmuştur. Örneğin İsmet İnönü, Roosevelt ve Churchill ile buluşmasının ardından Nazi Almanyası’na savaş açmıştı. Bu hamle Türkiye için Birleşmiş Milletler kapısını aralamış idi.

Dünya savaşında müttefik olmak gibi, ülkelerin zor zamanlarında onlara yardım yollamak da bir çeşit fırsat oluşturma hamlesidir. Unutmamak gerekir ki dünyanın en uzak noktasında yaşanmış herhangi bir kriz, sizi muhatabından daha çok etkileyebilir. Böyle krizlerde yapılabilecek en doğru hamle, krizi olabildiğince uzun vadede, olabildiğince az kayıpla tamamlamak olduğundan; gerekli ekipmanların üretimini yerlileştirip artırmak ve ihtiyaç fazlalarını yardım için göndermektir.

Ulaştırılan yardımların milli gelire oranı esas alındığında 0,85 ile ilk sırada bulunan ülkemiz, açık ara* Dünya’nın en cömert ülkesi konumunda. Ayrıca bildiğimiz üzere Türkiye, Dünya’nın en fazla mülteci ağırlayan ülkesi. Bir BM organizasyonu olan Dünya İnsani Zirvesi’nin ilk kez mayıs 2016’da Türkiye’de yapılması, Türkiye’nin insani yardımlarda bir merkez olduğunu açıkça göstermektedir.

“Allah adaleti, ihsanı (insanlara iyilik yapmayı) ve akrabaya vermeyi sever.”
-Nahl Sûresi, 16/90

Mevzubahis yardım olduğunda, Türkiye’nin sadece son on yılından bahsetmek yanlış olur. Türkiye Cumhuriyeti’nin, en fakir dönemlerinde bile yaptığı bağışlar belgelerle mevcuttur. İzninizle, bugünün yardımlarının ışığında geçmişten günümüze Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihteki yardımlarını ve bunların meydana getirdiği olayları inceleyelim.

İlk olarak bugünlerin revaçta konularından biri olan, Türkiye’nin Çin’e yaptığı kolera aşısı yardımı ile başlayalım. Dönemin Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Hulusi Alataş, Çin’in yardım talebine karşılık olarak bir milyon santimetreküp aşı yollamıştır. Bugün benzer bir şekilde Çin’den yayılan koronavirüse karşı benzer bir olay gerçekleşecek mi, bilemiyoruz. Fakat koronavirüs aşısında hayvan deneyi aşamasına geldiğimiz bir gerçek.

Murat Bardakçı, bir başka yardım hadisesini şöyle anlatıyor:

Türkiye ile o tarihten yirmi sene önce bir ölüm-kalım savaşına tutuşmuş olan Yunanistan, 1941’de Atina’daki büyükelçiliğimize müracaat ederek Yunan Ordusu’nun ihtiyaç duyduğu bazı ilâçlar istiyor. Başbakan Dr. Refik Saydam Hükümeti, bu talep üzerine Yunanistan’a ücretsiz olarak 10 bin şişe tetanoz serumu gönderilmesine karar veriyor ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü kararı onaylıyor. Her iki belge, bir başka önemli hususu da gösteriyor: Yollanan aşılar ile serumlar Türkiye’de, “Hıfzıssıha Müessesi” tarafından imal edilmişler!

Tabii yardımların boyutlarını değerlendirebilmemiz için dönemin şartlarını da etraflıca araştırmamız gerekir. Türkiye’nin, ekonomisinin güçlü olduğu dönemlerde yaptığı yardımlarından, kesenin ağzını iyice açtığı bilinmektedir. Örneğin Türkiye’nin, Ebola ile mücadele maksadıyla Afrika Birliğine yaptığı iki buçuk milyon dolarlık yardım buna örnek olarak gösterilebilir.

Türkiye’nin yardım gönderme geleneği, bulunduğu coğrafyadan miras kalmış bir kültürdür. Osmanlı’da kuşlar için kaldırım taşlarında açılmış delikler, Selçuklu’da altın kazanları bu mirasın örnekleridir. 1845 ile 1849 yılları arasında İrlanda’da yaşanan büyük kıtlığa, dönemin padişahı Abdülmecid’in bir gemi dolusu** erzak gönderdiği herkes tarafından bilinir. İngiliz ablukası sebebiyle İrlandalılar’ın kendilerinin ekip biçtiği patateslerde oluşan bir mantar, bir milyondan fazla İrlandalıyı öldürmüş idi. Bu yardım, hem belgeler ile hem de İrlanda’nın meşhur plaketi ile son derece açıktır.

 Sözkonusu sel, yangın ya da deprem gibi bölgesel felaketler değil de, küresel krizler olduğunda yapılan yardımlar bambaşka değere sahip oluyor. Bu süreçte Türkiye’nin dört bir yana yardım göndermesi, benim açımdan çok klas bir hareket. Bu, süreci doğru yönettiğimizin bir işareti. Böyle zor günlerde uzatılmış bir yardım eli, yeni dostluklara, açılacak yeni sayfalara gebedir. Kim bilir, belki de birçok politikasında çeşitli sorunlarla karşılaşan Türkiye, atlatılan bu krizden sonra attığı adımlarda destek görecek, uluslararası arenada istediğini alacaktır.

-Yusuf Çağrı

* İkinci sırayı 0,17 ile Norveç ve Lüksemburg paylaşmakta.
** Bu yardımın dönemin imparatoriçesi tarafından kısıtlandığını, yardımın bu sebeple düşünülenden çok çok daha az ulaştığının altını çizmek gerekir.


Kaynakça:

Murat Bardakçı, Avrupa’ya yardım göndermenin adı “insanlık ve alicenaplık”tır.

Belgesel:
Çoşkun Aral, İrlanda’nın Demir Perdesi: Belfast

Website:
AA, Türkiye’nin Yardım Eli Dört Bir Yana Ulaşıyor

One thought on “Türkiye’nin Yardım Politikaları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir