Politika Ve Strateji

Yeni Ipek Yolu Projesi

TEK KUŞAK TEL YOL PROJESİ HAKKINDA DERLEMELER ( İPEK YOLU PROJESİ)
Dünya değişiyor bunu suda hissediyorum, toprakta hissediyorum.Kokusunu alıyorum. Eskilerden pek bir şey kalmadı, zira hatırlayanlardan yaşayan yok artık. ( Yüzüklerin Efendisi Yüzük Kardeşliği)


Evet Dünya değişiyor Orta Dünyada yeni güçler ortaya çıkıyor. ( Rusya, Hindistan, Japonya, Türkiye ve Tabiki Çin)
Dünya ne İngiltere’nin her şeye hakim olduğu zamanlarda kaldı ne de Soğuk Savaş sonrası tek güç olarak batı bloğunun etkin olduğu zamanlarda. Bunu herkes görüyor güç dengesi Atlantikten Pasifiğe kayıyor. Çin Kominist Partisi’nin başa geçmesi ile kendi kabuklarından sıyrılıp birçok ekonomik reform yaptı buda meyvelerini hızlı şekilde vermeye başladı. Çin Kominist Partisinin temel politikasını şu şekilde özetleyebiliriz:
1) Ekonomik reformlar ile içerdeki refahı arttırmak.
2) Artan ve yaklaşık olarak 280 milyona dayanan orta ekonomik koşullara sahip halkının ihtiyacını sağlamak.
3) Abd ve IMF’ ye alternatif kendi ticaret ve ekonomik ağinı kurmak.
4) Yumuşak güç kullanarak etki alanını arttırıp süper güç olmak.
5) Ucuz ve güvenli ağlar kullanarak Avrupa’ya mal satmak.
Bunun gibi pek çok politika olsada temelde bunları ele alabiliriz zira konumuzun temel birleşenleri bu politikalar etrafında şekilleniyor.
POLİTİKA’NIN ORTAYA ÇIKIŞI VE GÜZERGAHI


İkinci Dünya Savaşından sonra Dünya ekonomisinin dört büyük ekonomilerinden biri olan Çin’in ekonomisi buna rağmen ABD’nin altıda biri kadardı. Buna Çin’in dev nufusunu eklersek gözle görülür bir etkisi yoktu. Ancak 1995 yılındaki ekonomik atılımlar ile bu oranı ABD ekonomisinin yarısına getirmiştir. 2008 yılı itibari ile Çin ekonomisi ABD ekonomisini geçme sürecine başlamıştır. Çin güçlü bir ordusu olmanın yanısıra bunu kullanmak yerine OBOR olarak anlatılan yumuşak gücü kullanma politikasını temel almıştır. Bu politika ile İpek yolu projesini ortaya atmıtır.Bu projeden 65 ülke ve yaklaşık olarak 4.5 milyar insanın yararlanacağı düşünülmektedir. Bu proje kapsamında otoyollar, limanlar, demir yolları, hava alanları, köprüler, boru hatları ve birçok altyapı çalışmaları ülkelerde hızla başlamıştır. Bu proje Kuzey, Güney ve Merkez koridor olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Türkiye merkez konumda bulunmaktadır.


2013 yılında Çin devlet başkanı Xi Jinping Astana’ da yaptığı konuşmada ardından Endonezya’da yaptığı konuşmada dile getirmiştir. 65 ülkeyi kapsayan projenin yaklaşık olarak 21 triyon dolarlık ekonomik potansiyele sahip olduğu düşünülmektedir.
YİP, Çin’i dünyaya bağlayacak karayolu, demiryolu, petrol boru hatları, enerji nakil hatları şebekesi, liman ve diğer altyapı projelerinden oluşmaktadır. Proje iki kısımdan meydana gelmektedir. Birinci kısım İpekyolu Ekonomik Kemeri Çini Orta Asya, Doğu ve Orta Avrupa’ya bağlayacaktır. İkinci kısım ise 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu Çin’i Güney Doğu Asya, Afrika, Orta Asya ve Avrupa’ya bağlamaktadır. Projede 6 kara ekonomik koridoru ve 1 denizyolu koridoru önerilmektedir
İlk olarak içerde on dört eyaleti altyapı ve ekonomik olarak kalkınma kararları alınarak çalışmalar başlatılmıştır. Dışarda ise Güney Kore, Moğolistan, Hindistan, Latin Amerika, Avrupa ve Rusya’ya yapılan üst düzey ziyaretlerde proje anlatılmış, ilgili devletlerin projeye destekleri istenmiştir.
Mayıs 2014’te Çin devlet haber ajansının yayınladığı bir haberle projenin ana hatları ortaya konulmuştur. Buna göre Kara İpek Yolu Çin’den başlayıp Orta Asya ve İran üzerinden Türkiye’ye geldikten sonra Avrupa’ya devam etmekte; Rotterdam’a kadar ulaşıp güneye inerek Venedik’te son bulmaktadır. Deniz İpek Yolu ise Güney Çin Denizinden inip Kalküta’ya uğradıktan sonra Hint Okyanusu’nu kat etmekte, Kenya, Kızıldeniz ve Akdeniz’i geçerek Venedik’te Kara İpek Yolu ile birleşmektedir . YİP kapsamında atılan önemli adımlardan birisi 14-15 Mayıs 2017 tarihinde Pekin’de düzenlenen zirve olmuştur. Bu zirve ile birlikte “Tek Kuşak-Tek Yol” olarak da adlandırılan YİP resmen hayata geçirilmişti
Proje çerçevesinde karadan Çin’i Avrupa’ya ulaştıracak en verimli yol Kazakistan’ın Khorgos sınırından geçmesi Kazakistan’ı projenin kilit ülkelerinden biri haline getirmiştir . Türkiye, Mısır, Irak, Suriye, Arap Yarımadası, İran, Rusya, Afganistan, Orta Asya, Pakistan, Hindistan, Kore ve Vietnam YİP üzerinde yer alan başlıca önemli ülkelerdir . Pekin ile Moskova arasında yüksek hızlı tren inşa edeceğini duyuran Çin’in Pekin ile İngiltere arasında yüksek hızlı tren inşa etmeyi düşünmektedir. 150 milyar dolara mal olması beklenen projenin 2020 ile 2025 yılları arasında tamamlanması beklenmektedir . Bu kapsamda Kars-Edirne arası hızlı tren inşasına da başlanmıştır.
Şimdiye kadar ki en önemli bağlantı Çin’in Chongqing kentinden başlayarak Almanya’nın Duisburg kentine kadar uzanan Trans-Eurasia demiryolu hattıdır. 11.179 kilometrelik demiryolu hattı Çin, Kazakistan ve Rusya ortak girişimi ile 2011 yılında faaliyete başlamıştır. Çin bu demiryolu ağının en büyük faydalanıcısıdır . Çin hükümeti İngiltere’ye ulaşacak olan Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, İran, Türkiye, Bulgaristan, Macaristan, Avusturya, Almanya, Belçika ve Fransa bağlantısı ile yüksek hızlı tren projesi hedeflemektedir. Projenin 2020-2025 yılları arasında tamamlanması beklenmektedir. Çin her yıl YİP projesi ülkelerinden gelen 10 bin öğrenciye burs vereceğini ve bu ülkelere okumaya giden öğrencilere yardım edeceğini belirtmiştir.

Çin’in önerisi ile bu projenin giderlerini karşılamak için Asya altyapı yatırım bankası 100 milyar dolara yakın bütçesi ile kuruldu. Türkiye buna 2.9 milyar dolarlık bir katkı sağladı. Tabiki büyük pay 24.5 Milyar dolar ile Çin’de bulunmaktadır.
KENDİ DEĞERLENDİRMELERİMDEN PROJE’NİN ARTI VE EKSİ NOKTALARI
Öncelikle projenin artı noktalarından başlayalım:
1) Proje mal taşımacılığı yanında insan taşımacılığı da yapacak buda sosyal, kültürel etkileşim sağlayacak.
2) Turistik geziler daha az maliyetli ve daha geniş alanda olacak.
3) Üye ülkeler arası sıkı mekanizma oluşacak buda elde olan anlaşmazlıkların çözümüne katkı sağlayacak.
4) ABD güdümündeki ticaret yollarına alternatif oluşacak.
5) Üye ülkelerde yoğun alt yapı çalışmaları yapılacak.
6) Türkiye üzerinden örnek verirsek Çin-Türkiye arasındaki sevkiyat 30 günden 10 güne , deniz yolu ile yapılan sevkiyat 2 aydan 2 haftaya düşecek.
7) Aracı ve taşıma maliyetleri ortadan kalktığı için mallar daha ucuz fiyata pazarlara ulaşacak.
8) Güzergah ülkeleri Dünya ticaretinde önemli stratejik konumlara sahip olacak.
9) Taşımacılıkta tam entegrasyon ile Avrupa’dan Çin’e hızlı ulaşım kesintisiz sağlanacak.
10) Jeopolitik konumu ile Türkiye’nin kilit ülke olması bunun da Avrupa ile ilişkilerde yeni üstünlük kruma için silah olması.
Eksi noktaları:
1) Proje büyük çoğunlukla gelişmekte olan ülkelerden geçiyor buda kullanılacak nakit ihtiyacın teminini zorlaştırıyor.
2) Değişik coğrafik ve topografik ülkeler olduğu için uyum sağlama ve projeyi yürütmede zorluklar yaşanıyor.
3) Daha çok alt yapı çalışmalarına odaklanıldığı için pay paylaşımı, hangi ürüne ne kadar ihtiyaç olduğu, nasıl temin edileceği gibi konular havada kalıyor.
4) Çin’den borç alan ülkelerin bunları ödeyememesi neticesinde Çin’in ülkelerin stratejik noktalarını ele geçirme riski ortaya çıkıyor. Srilanka’ya verilen borcun geri ödenememesi neticesinde 1.5 milyar dolarlık Hambantota limanı 99 yıllığına Çin’e kiralandı.
5) ABD’nin üye ülkere baskısı.
6) Ucuz Çin ürünlerinin ülke pazarlarını ele geçirmesi ile yerli üretimlerin darbe yemesi.
7) Çin’in silahla olmasada ekonomik olarak yayılmacı tavrının ortaya çıkması.
8) Daha hızlı büyüme ivmesi yakalayan Çin’in askeri olarakta çevre ülkelere tehdit oluşturması.
9) Dünya’nın yeni bir soğuk savaş sürecine girmesi.
Türkiye-Çin arasıdaki ekonomik ilişkiler
Türkiye’nin geçen yıl en çok ihracat yaptığı 18’inci ülke olan Çin, ithalatta 3’üncü ülke olarak önemli bir yere sahip bulunuyor. Son 5 yılda Çin’e toplam 13 milyar 179 milyon dolarlık ihracat yapan Türkiye, bu ülkeden 112 milyar 902 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 5 yılda 126 milyar 80 milyon doları buldu.Türkiye ile Çin arasında 2019’da 21 milyar 84 milyon dolarlık ticaret hacmi oluştu. Geçen yıl Çin’den 18 milyar 497 milyon dolarlık ithalat yapılırken, bu ülkeye dış satım 2 milyar 587 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Çin’den daha çok elektronik ürünler, tekstil ürünleri, endüstiyel makineler,büro ve otomatik veri işleme makineleri,tıp ve eczacılık ürünleri, organik kimyasal ürünler, demir ve çelik ürünleri, ayakkabı ve seyahat eşyaları ithal edilen ürünler olarak öne çıkıyor.
hayvansal ve bitkisel gübreler, tuz, kükürt gibi mineral maddeler ,metal cevherleri ve hurdalar daha çok ihraç edilen ürünler olarak göze çarpıyor.
Türkiye’ye faydaları:


1)Çin pazarının yüz milyarlarca dolarlık bir pazar olduğunu ve nufusunu düşündüğümüzde bu oranların çok küçük rakamlar olduğunu görüyoruz bu proje ile ihracatta büyük atılımlar olacaktır.
2)Türkiye’nin eski eski İpek yolunda olduğu gibi Dünya ticaretindeki konumu güçlenecektir.
3) Transit geçişlerde elde edilen gelirler artacaktır.
4) Avrupa-Türkiye ilişkilerinde Türkiye’nin eli kuvvetlenecektir.
5) Dışardan gelecek yatırımların oranı artacaktır.
6) Çinli turist sayısında hızlı artış görünelecektir.
7) Liman, hava yolu, karayollarının değeri artacak geçişlerde artma olacaktır.
8) Az maliyetle ucuz ürün alımı olacaktır.
9) Yeni boru hatlarının güzergahı olduğu için bu alanlarda söz sahibi olacaktır.
10)Gıda ihracatında artıs görünecektir.
11) Dış siyasette eline güçlü bir koz geçeçektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir